Rorty'de Kamusal – Özel Alan Ayrımı
Richard Rorty, çözümleyici felsefe geleneğinde yetişmiş olmakla birlikte, zamanla kıta felsefesi geleneğinin temel tartışmalarına yaptığı katkılarla adından sıkça söz ettiren Amerikalı felsefecidir. Rorty felsefesinde kıta felsefesinin önemli sorunlarını, çözümleyici ve pragmatist geleneğin sunduğu olanakları kullanarak özgün bir biçimde işlemektedir. Bu sunumda Rorty'nin başlıca eserlerinden Olumsallık, İroni ve Dayanışma ve Nesnellik, Görecilik ve Doğruluk'tan yararlanacağım. Öncelikle, Rorty'nin postmodern liberalizm kuramını ele aldıktan sonra, bu kuramın içinde kamusal ve özel alanın yerine göz atacağım.
Richard Rorty ve Postmodern Liberalizm
Richard Rorty postmodern liberalizm kuramını üç temel unsuru kullanarak şekillendirmiştir. Bunlar; olumsallık (contingency), ironi ve dayanışmadır. Rorty bu kuramla liberal toplumların yeni bir yapılanmaya duyduğu gereksinimin altını çizmektedir. Rorty'nin önerdiği bu yapılanma kapsamında, demokratik özgürlükler ve bireysel mükemmellik (private perfection) daha çok desteklenmeli, topluma hükmeden mutlak ve kesin değer yargılarından kaçınılmalı, tarihsel olumsallık bilinci çok iyi anlaşılmalı ve toplum acımasızlık ve işkence gibi kısıtlayıcı öğelerden tamamen kurtulmalıdır.
1-Hegelci tarihselcilik (Hegelian historicism) ve Olumsallık
Olumsallık ve Hegelci tarihselcilik nedir?
Hegelci tarihselcilik, bireylerin tarihsel şartlar ve sosyalizasyon süreçleri tarafından şekillendiğini öne süren eleştirel düşünce biçimi olarak tanımlanabilir. Hegel'den sonraki tarihselciler, insanların oluşturduğu bütün tanım ve kavramların zaman ve olasılığa bağlı olduğu savını ortaya atarlar. Böylece tarihselcilik, metafizik ve teolojiye dayanan “doğruluk” arayışınının yerine, sosyal ilerlemeyi amaçlayan “özgürlük” kavramını öncelemektedir.
Olumsallık, Hegelci tarihselciliğin bir ürünüdür. Olumsallığı, bireylerin kişiliklerinin, geçici tarihsel, ekonomik, sosyal ve psikolojik şartlar ve koşullar tarafından belirlendiğini veya olumlandığını öne süren öğreti niteliğindeki kavram olarak tanımlayabiliriz. Postmodern felsefede olumsallık tanım çeşitliliğinin yani göreceliğin kaynağıdır.
Rorty'nin kuramında olumsallığın rolü
Rorty, bireylerin ancak olumsallıklarının bilincinde olarak, metafiziğin ve teolojinin oluşturduğu mutlak doğrulardan ve değer yargılarından sıyrılarak yaşamlarının anlamını tekrar ve daha özgür bir şekilde tanımlayabileceklerini öne sürer. Rorty'nin de içinde bulunduğu tarihselcilere göre, Kantçı sosyal sorumluluk, toplumu oluştururken tarihsel olmayan ve sadece metafiziksel olan kriterlere dayandığı için yanıltıcıdır. Rorty, tarihselcilerin bu eleştirel görüşlerini toplumu tarih üstü dinsel, metafiziksel ve felsefi yapılardan arındırmak ve toplumu tarihsel bir liberal söylem üzerine oturtmak için kullanır. Bu sayede, toplumdaki bireyler arasında özgür bir iletişim sağlanacak ve doğruluk ancak, olumsallıklarının bilincinde olan insanların açık ve özgür etkileşimleri sonunda ulaştıklarına inandıkları kanaat olacaktır.
2- Nietzscheci bireysel mükemmellik ve İroni
Nietzscheci bireysel mükemmellik nedir ve neleri eleştirir?
Nietzsche, birçok kitabında toplumu yapılandıran evrensel yasaları ve ahlak, gerçeklik gibi insanlığı tek bir tanım altında toplamaya çalışan genellemeleri sert bir üslupla eleştirir. Nietzsche'nin sıkça yerdiği bu öğretilerden bazıları Platoncu – Kantçı, Aydınlanmacı gelenekler ve Hıristiyanlıktır. Nietzsche, toplumdaki bireylerin ancak bu genellemelerin temellerini öğrenerek ve bunları eleştirerek kendi değerlerini ve kendi gerçek bilinçlerini oluşturabileceklerini öne sürer. Bireyler ancak kendi kendilerini gerçekleştirebildiğinde bireysel mükemmellik olası hale gelir. Birey bu mükemmelliğe erişebilmek için kapasitesini son sınırına kadar kullanmalı ve kendine tamamıyla bağımsız ve özgün bir karakter oluşturmalıdır.
Rorty'nin felsefesinde bireysel mükemmelliğin ve Nietzsche'nin yeri: Rorty'nin “ironi” öğretisinin temelleri
Rorty'e göre, bireyler kendi bilgilerini oluşturmak ve bu sayede kendilerini gerçekleştirmek için olumsallıklarıyla yüzleşmeli ve hayatlarının anlamını kendi oluşturdukları metaforlarla tanımlamadırlar. Rorty felsefesinde, Nietzsche'nin bireysel mükemmelliğini, kendi şiirselleşmiş bireysellik kavramıyla bütünleştirir. Rorty, şiirselleşmiş veya ironik bireyi, ona yüklenilen genel tanım ve yargıları sorgulayarak kendi tanımlarını oluşturan, kendini gerçekleştirmeyi başarmış, güçlü ve yaratıcı birey olarak betimler.
Rorty'nin, dayanışma ve toplum bilincinin gerekliliğini reddeden Nietzscheci felsefeye karşı eleştirisi
Rorty sadece bireysel düzeyde Nietzsche ile aynı fikirdedir. Ancak, Habermas gibi o da, bireysel mükemmelliği sağlıklı ve bütünleştirici bir kamusal alan yaratmak konusunda faydasız görür. Nitekim, tamamıyla özgünleşmiş veya şiirselleşmiş bir bireyin, kamusal alanda toplumdaki diğer bireylerle dayanışmasını ve bütünleşmesini beklemek pek de gerçekçi olmayacaktır.
3- Yeni Kantçı ahlak kuramları ve Dayanışma
Rorty'nin Platoncu ve Kantçı tabanlı evrenselcilik ve usçuluğa eleştirisi
Daha önce de belirttiğim gibi, Platoncu – Kantçı geleneğe göre, şartlar olumsal veya öznel değil, evrenseldir ve genel bir insan doğası tanımı yapılabilir. Kant, bu söylemiyle, doğruluğu teleolojik bağlamda ele alır. Rorty'e göre, Kantçı yaklaşım insanlığa indirgemeci (reductionist) bir yaklaşımdır çünkü tüm insanlığı tek bir insan doğası tanımına indirger. Kantçı yaklaşım, tıpkı Hıristiyanlık gibi, evrenselliği amaçlayan metafiziksel bir meta - anlatı oluşturur. Daha önce de belirttiğim gibi, Rorty, tüm bu felsefi genellemelere, evrensel değer yargılarına, doğruluk ve geçerlilik iddialarına, savunduğu olumsallık ve görecelik tezleriyle karşı çıkar.
Postmodern liberalizmde yeni Kantçı kuramların rolü (Habermas ve Rawls)
Rorty, ideal bir liberal toplumda, çağdaş Kantçı liberaller olarak adlandırabileceğimiz, Rawls ve Habermas gibi, eşitlik, adalet, eğitim reformu ve yaygınlaşması, fırsat eşitliği, özgür iletişim ve kamusal alana katılım konularının öneminin altını çizer. Ancak, Rawls'tan farklı olarak Rorty, toplumdaki sağlıklı biz yapısının, olumsallık tabanında oluşabilecek, bireylerin birbirlerinin olumsallıklarının farkında olup saygı duyacakları bir ortamda oluşabileceğini öne sürer. Aynı zamanda, Rorty'nin biz yapısı Habermas'ın sosyalist biz yapısından farklı olarak sadece geçici bir siyasi gündem bağlamında olup sürekli bir değişim içindedir. Ancak sonuçta, her ne kadar Rorty'nin biz yapısı özünde tarih üstü olmasa da, Rawls ve Habermas'ın biz yapıları gibi dayanışma üzerine kuruludur. Bu bağlamda, Rorty'nin postmodern liberalizmini, çağdaş Kantçı liberal savlara dayanan post - metafiziksel liberalizm olarak isimlendirmek pek de yanlış olmaz. Bu anlamda, tıpkı çağdaş Kantçı liberaller gibi, Rorty'nin dayanışma öğretisinin ana unsurları adalet, tolerans ve kamusal mükemmellik olarak sıralanabilir.
4- Postmodern liberalizm ve liberal ironizm
Rorty'nin felsefesinde adcılık (nominalism), kelime haznesi (vocabulary) ve liberal ironizmin diğer öğretileri
Rorty'nin liberal ironizm kuramında sıkça kullandığı, kelime haznesi, kendi hareketlerini, inançlarını, düşündüklerini ve tüm yaşamlarını haklı çıkarmak için insanlar tarafından biline gelen sözcükler topluluğudur. İnsanlar hayatlarının anlamını bu sözcüklerle anlatır, diğer bir deyişle, bu sözcüklerle hayat bulurlar. Rorty'nin felsefesindeki bir diğer öğreti olan adcılık ise, kavramların gerçek anlamda bir varlıkları olduğu düşüncesini bütünüyle yadsıyan, bütün tümel kavramların tek tek şeylerin aralarındaki ortaklıklar üzerinden gidilerek oluşturulmuş genel adlardan ya da sözcüklerden öte bir anlamları olmadığını savunan felsefe anlayışı olarak tanımlanabilir.
Rorty'nin ideal bireyi: ironik liberal (liberal ironist)
Rorty'nin ironik liberali, farklı kelime haznelerinden edindiği alternatif tanımlarla, kendi kelime haznesini sorgulayabilen, hali hazırda kullanmakta olduğu kelime haznesinin, sorgulayarak oluşturduğu şüphelerini yok edemediğinin farkında olan, kendi olumsal halini felsefileştirirken gerçeğe diğer insanlardan daha yakın olduğunu düşünmeyen, çevresindeki tüm diğer kelime haznelerinin farkında olup kendi gerçekliğini yeniden tanımlayabilen ideal bireydir. İronik liberal, hem tarihselci, hem de adcı olarak, gerçekliğe, doğruya, bilmeye, öze ve tüm metafiziksel genellemelere eleştirel yaklaşır. Rorty'e göre, ironik liberal, kendisini daha rahat tanımlayıp gerçekleştirebileceği veya şiirselleştirebileceği ve onun bireysel mükemmelliğine erişmesini sağlayacak genel tanımlardan arınmış kendi kelime haznesini bulmaya çalışmalıdır.
Richard Rorty'nin felsefesinde kamusal – özel alan ayrımı
Rorty'nin postmodern liberalizmine baktığımızda üç birbirinden tamamen bağımsız felsefi yaklaşımın bir araya geldiğini görürüz. Hegelci tarihselciliğin türevi olan olumsallık kavramı, Rorty'nin kuramının temelini oluşturan yapı taşıdır. Rorty, gerek kamusal alanda, gerekse özel alanda olumsallığın önemini vurgular. Ancak, ironi ve dayanışma birbirlerinden ayrı düşünüldüklerinde yararlı olabilecek kavramlardır.
Rorty öğretisinde dayanışma, insanlar arasında fikir alışverişini, adaleti ve beraberliği sağladığından kamusal alanda hüküm sürmesi gerekendir. Dayanışma sayesinde eğitim, sağlık ve benzeri sosyal konularda fırsat eşitliği sağlanabileceği gibi siyasete doğrudan katılan etken bir toplum oluşturulabilir. Rorty'e göre ancak dayanışmanın öncelendiği bir toplumda gerçek demokrasi sağlanabilir. Rorty kuramındaki kamusal alanı oluştururken Habermas ve Rawls gibi çağdaş Kantçı liberallerin felsefelerinden de oldukça faydalanmıştır.
Diğer taraftan, özel alanda, bireyin kendini gerçekleştirmesi ve bireysel mükemmelliğe ulaşabilmesi için gerekli olan tüm şartlar sağlanmalıdır. Birey bunu ancak, kendi orijinal kişiliğini, kelime hazinesini ve olumsallığını kendi özel alanında koruyarak başarabilir. Böylece, ironik liberal özel alanda bireysel gelişimini sürdürecek ve deneyimleriyle oluşturduğu özgün çıkarımları sayesinde yaratıcılığını muhafaza edebilecektir. Rorty, kuramında özel alanı oluştururken Nietzsche ve Freud gibi düşünürlerin birey anlayışlarından yola çıkmıştır.
Tümel bağlamda, Rorty dayanışmaya ve bireysel mükemmelliğe tamamıyla eşit yaklaşır ve kuramında ikisine de denk bir geçerlilik biçer. Ancak, bunların asla birbirleriyle uyum içinde olamayacaklarını da kabul eder. Bu yüzden Rorty'nin ideal bireyi, bir taraftan kamusal alanda, sosyal ve politik (yani tüm toplumu ilgilendiren) konularda etkin rol üstlenmeli, diğer taraftan özel alanda, kendini daha doğru tanımlayabileceği, gerçekleştirebileceği ve geliştirebileceği bir kelime hazinesi veya tanımlama biçimi geliştirmelidir.
Rorty'e yöneltilen eleştiriler
Bazı eleştiriler Rorty'nin bir nihilist olduğu ve siyasi söylemi asla kanıtlanamayacak bir retorik olarak ele aldığını öne sürer. Bir diğer eleştiriye göre Rorty, siyasi değerleri ancak yerel standartlarla belirlenebilecek argümanlar olarak ele alan tamamıyla görecelikçi (relativist) bir düşünürdür. Birçok eleştirel yazıda, Rorty'nin ironiyle dayanışmayı kamusal – özel alan ayrımı bağlamında bütünleştirdiği kuramı sadece bir ütopya olarak görülmüş ve Rorty'nin ironik ve dayanışan bir toplum yaratma çabası olanaksız bulunmuştur.
Kaynakça
Richard Rorty, Contingency, Irony, and Solidarity , Cambridge: Cambridge University Press, 1989.
Richard Rorty, Objectivity, Relativism, and Truth (Philosophical Papers Volume I) , Cambridge: Cambridge University Press, 1991.
Philosophers Index: Richard Rorty ( http://plato.stanford.edu/entries/rorty )
Jürgen Habermas, “The Idea of the Theory of Knowledge as Social Theory” ( http://www.marxists.org/reference/subject/philisophy/index.htm )
John Rawls, “Justice as Fairness”, Philosophical Review (April 1958), 67(2):164-194.
Immanuel Kant, Groundwork of the Metaphysics of Morals, (http://www.swan.ac.uk/poli/texts/kant/kantcon.html)
Kant's Moral Philosophy, Stanford Encyclopaedia of Philosophy (http:// plate.stanford.edu/entries/Kant-moral)
Friedrich Wilhelm Nietzsche, Human, All Too Human – Volume I ( A book for free spirits ) & Assorted Opinions and Maxims & The Wanderer and His Shadow , trans. R.J. Hollingdale. Cambridge: Cambridge University Press, 1986.
Friedrich Wilhelm Nietzsche, The Gay Science , trans. Walter Kaufmann. New York: Random House, Inc., 1974.
Stephen Palmquist, Glossary of Kant's Technical Terms – ( http://www.ditext.com/encyc/frame.html )
Gerald M. Mara & Suzanne L. Dovi, “Mill, Nietzsche, and the Identity of Postmodern Liberalism”, The Journal of Politics , Vol.57, No. 1 (Feb., 1995), 1-23.
Daniel Conway, “Irony, State and Utopia: Rorty's “We” and the Problem of Transitional Praxis” in Matthew Festenstein's & Simon Thompson's Richard Rorty: Critical Dialogues , Cambridge: Polity Press, 2001.
John Horton, “Irony and Commitment: Irreconcilable Dualism” in Matthew Festenstein's & Simon Thompson's Richard Rorty: Critical Dialogues , Cambridge: Polity Press, 2001.
Simon Thompson, “Richard Rorty on Truth, Justification and Justice” in Matthew Festenstein's & Simon Thompson's Richard Rorty: Critical Dialogues , Cambridge: Polity Press, 2001.
