Dış Politika Enstitüsü Başkanı Seyfi Taşhan anlatıyor
“Kısa Dalga yayınlarının teşkilatlandırılması sırasında duyduğum manevi hazzı ileri yıllarda hiç unutamadığımı söylemek yerinde olur.”
Yurt Dışı yayınlarında 1945-1954 yılları arasında çeşitli görevlerde çalıştım. Bu yılların kısa bir hikayesi, bu hizmette çalışan yeni kuşaklara çabalarında, geçmişin bazı tecrübelerini yardımcı kılarsa mutluluk duyacağım.
1945 yılı Mayısında, o zamanki adı ile Matbuat Umum Müdürlüğü'nde memuriyete ilk başladığım zaman, fazla mesai olarak, yine o zamanki adı ile Kısa Dalga İngilizce yayınlarında yardımcı spiker olarak vazifelendirildim. O zamanlar bir Yurt Dışı servisi bulunmuyordu. Dış Basın Dairesi'nin mütercimleri, bu dairece hazırlanan bir bülteni sekiz dile tercüme ediyorlar ve bu bülten, Ankara radyosunun, eski havuzlu efekt stüdyosundan bir biri ardına okunuyordu. Bu diller, hatırladığım kadarı ile, Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca, Almanca, Bulgarca, Elence ve Romence idi. Haftada iki gün İngilizce olarak İngiliz Adaları'na hitaben biri İngiliz Kültür heyeti mensuplarının hazırladığı bir tanıtıcı konuşma, diğeri de Posta Kutusu olarak iki yayın yapılıyor; on beş günde bir de gece yarısından sonra Amerika'ya hitaben bir yayın yapılıyordu. Yayınlar bağlantısız yürütülüyor; arada beş dakikaya yakın boşluklar kalıyor; müzik v.s. çalınmıyordu. Yurt dışındaki Türkler için de on, on beş dakikalık bir bülten okunuyordu. Feridun Kurt Andolsun gibi çok dil bilen spikerler iki üç yayını kendi başlarına yürütebildiklerinden beş altı kişilik bir kadro ile bu yayınlar yürütülüyordu. O zaman yayın aracı sadece 20 kw takatinde, tevcihi mümkün olmayan antenli bir kısa dalga vericisi idi; bu yüzden de uzak ülkelerde ancak güçlü alıcılarla dinlenebiliyordu.
O zamanki dış politika prensipleri nedeni ile, Sovyet radyolarının Türkiye aleyhindeki yayınlarına hiç cevap verilmiyor; hatta Sovyet dillerinden yayın dahi yapılmıyordu. Sanırım bu gelenek halen devam etmektedir. Yayın politikası tamamen Dış Basın ve Haberler Dairesi tarafından idare ediliyor; zaman zaman başka ülkelerin radyo ve basını ile polemiğe giriliyordu. Dışişleri Bakanlığı ile organik bir münasebet olmamakla beraber haberlerin düzenlenmesinde bu Bakanlığın yol gösterici rolü büyüktü. Yayınlar tamamen ek mesai esasına göre değerlendirildiğinden mütercim spikerlere 4- 14 lira arasında brüt kaşe ücreti veriliyordu.
Bu durum 1950 yılına kadar devam etti. Bir gün Basın Yayın Genel Müdürlüğünde radyonun teknik sorumluları olan Senia Eke ile Muzaffer Eke'ye rastladım. Bana 100 kw'lık yeni bir kısa dalga vericisinin anahtarını Marconi firmasından teslim aldıklarını; ancak bu istasyonun servise konulması için hiç bir hazırlığın bulunmadığının, o zamana göre çok kuvvetli bir verici olan bu postanın Sovyetler Birliği hariç dünyanın her tarafına tevcih edilebileceğini söylediler. Aynı gün yeni Umum Müdür olan rahmetli Dr. Halim Alyot tarafından, bu yeni postayı da kullanmak sureti ile yeni bir yayın düzenine geçilmesi için bir rapor hazırlamakla görevlendirildim. Uzun pazarlıktan sonra bu raporu bir hafta içerisinde vermem emredildi.
Hazırladığım rapor bir süre için yeni posta ile günün belirli saatlerinde dünyanın çeşitli bölgelerine tevcihli deneme yayını yapmamızı ve bir süre sonra da Kısa Dalga Yayın servisini kurarak çalışmaya başlamamızı öngörüyordu. Bu rapora göre Ankara radyosunun yayın yaptığı dil adedi 16'ya çıkarılıyor; bir devam spikerliği ihdas ediliyor; muhaberat ve yazışma için bir servis kuruluyor; yayınlarda yalnız haber verilmekten vazgeçilerek, her dilin özelliğine göre komanter ve konulu ve hatta dramatize yayınlar yapılması öngörülüyordu. Verdiğim raporu yürütmek üzere 1950 yılı Ekim ayından itibaren Kısa Dalga Yayın Şefi olarak vazifelendirildim. Tecrübe yayınlarını bitirip 1951 yılı 23 Nisanında Çakırlar Çiftliği'nde yapılan bir merasimle esas yayınlara başladık.
O zamana ait elimde bir yayın programı yok, fakat hatırladığım kadarı ile yayın düzeni şöyle idi:
Uzak Doğu ve Güney Doğu Asya için İngilizce yayın
Peştu'ca
Ordu'ca
Farsça
Arapça
Bulgarca
Elence
Sırp- Hırvatça
Romence
Macarca
Lehçe
İtalyanca
Almanca
Fransızca
Türkçe (Yurdun Sesi)
Batı Avrupa ve İngiliz Adaları için İngilizce
Kuzey Amerika için İngilizce
Bu yayınlardan İngilizce ve Türkçe yayınlar 45'er dakika diğer dillerdeki yayınların çoğu ise 30'ar dakika idi.
Maddi imkanların geniş olmaması o zaman çeşitli dillerde yayın yapan arkadaşların amatör bir ruh içerisinde çalışmalarını gerektiriyordu.Yazar ve spiker arkadaşlar metinlerin hazırlanmasından, mektupların cevaplandırılmasına kadar yayınların gerektirdiği bütün faaliyeti yürütüyorlardı.Haberler bölge ve hitap edilen ülkenin özellikleri nazarı itibara alınarak Haberler ve Yayınlar Dairesinde hazırlanıyordu.Bu serviste, diğer kıymetli arkadaşlar arasında halen Paris'te Enformasyon müşaviri olan Yılmaz Çolpan ve gazeteci Muzaffer Yılbar'ın büyük emekleri geçmiştir.
Eski radyo evinin üst katında kurulan Kısa Dalga bürosunda hem devam spikerliğini , hem de yayın işlerini yürüten kadroda kıymetli hizmetleri geçen Yılmaz Hiçyılmaz ve rahmetli Gültekin Orkut radyoculuk hayatlarına Kısa Dalga'da o yıllarda başlamışlardır.
Bütün dillerde yapılan yayınlarda hakikaten fedakar bir şekilde gecenin geç saatlerine kadar bıkmadan çalışan ve mesailerinin karşılığını daha ziyade dinleyicilerinden gelen takdir mektuplarında bulan, spikerlik, yorumculuk, yazarlık, görevlerini birarada yürüten arkadaşların getirdikleri yayın yenilikleri bir süre uzun dalga yayıncılarının gıptasını çekmiştir.
1953 yılında Basın Yayın'da aldığım başka görevler birkaç ay süren devreler için vazifeden uzak kalmama ve Kısa Dalga yayınlarına hasrettiğim zamanı azaltmama neden oldu.1954 yılı içerisinde de tamamen servisi Yılmaz Hiçyılmaz'a bıraktım.Memuriyet hayatımın en çetin görevi olan Kısa Dalga yayınlarının teşkilatlandırılması sırasında duyduğum manevi hazzı ileri yıllarda hiç unutamadığımı söylemek yerinde olur.
