Avrupa Konvansiyonu

 


Avrupa Birliği, genişleme sürecini dikkate alarak geleceği konusunda yeni düzenlemelere gitmeyi kararlaştırmıştır. 2000 Nice Zirvesi’nde bu konudaki tartışmaların 2001 yılı başında başlayıp 2003 yılı sonunda toplanacak Hükümetlerarası Konferans’ta sonuçlara ulaşması öngörülmüştür. Bu çalışmaların sistematik olarak yürütülmesi ve Hükümetlerarası Konferans için gerekli altyapıyı oluşturmak üzere adeta kurucu meclis gibi görev yapacak bir konvansiyon toplanması kararlaştırılmıştır. Konvansiyon toplantılarına üye devletlerden ve aday ülkelerden birer resmi temsilci, üye ülkeler ve aday ülkeler parlamentolarından temsilciler, ayrıca Avrupa Parlamentosu ile Komisyondan temsilciler katılmaktadır. Konvensiyonun başkanı Fransa eski Cumhurbaşkanı Valéry Gisard d’Estaing’dir.

Konvansiyon çalışmalarına 28 Şubat 2002’de başlamıştır. Konvansiyon Başkanlığı hazırlanan ilk “Anayasa Antlaşması” taslağını 28 Ekim 2002’de Genel Kurul’a sunmuştur. Bu metin ile Antlaşmanın genel olarak nasıl bir biçim alacağının gösterilmesi amaçlanmıştır. Konvansiyon çalışmaları ilerledikçe maddelerin şekillenmesi öngörülmüştür.

Şimdiye kadar birçok madde geliştirilmiştir. Ancak yine de hemen her madde konusunda değişiklik önerileri bulunmaktadır.

Çalışmaların Haziran 2003’te Selanik’te yapılacak AB Zirvesi’ne kadar tamamlanması ümid edilmektedir.

Aşağıda Anayasa Antlaşması tasarısının bugünkü durumu hakkında özet bilgi sunulmaktadır.

Anayasa Antlaşması Tasarısı

Birinci Bölüm:

Çeşitli Antlaşmalardaki hükümlerin biraraya getirildiği bölüm 55 maddeden oluşmaktadır. Bu bölüm yolu ile Avrupa Birliği içinde hukuki süreklilik sağlanmaktadır.

Birinci Bölümün önemli maddeleri şunlardır:

Madde 2 – Birliğin Değerleri

Bu maddede kısaca Avrupa’nın ana değerleri sayılmaktadır. İnsan onuruna saygı, hürriyet, demokrasi, kanun hakimiyeti ve insan haklarına saygı üye ülkelerin ortak değerleri olarak sıralanmaktadır.

Madde 5 – Temel Haklar

AB tarafından daha önce kabul edilmiş olan Temel Haklar Şartı bu Anayasa Antlaşmasına eklenecektir. Ayrıca, AB’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf olması öngörülmektedir.

Madde 8,9 – Birliğin Yetkileri

Bu madde tasarıları düzenlenirken Nice ve Laeken Konseylerinde alınan kararlar gereğince, Avrupa Birliği kuruluşu ile üye devletlerin yetkileri arasındaki sınırın olabildiğince açık olarak saptanmasına çalışılmıştır.

Önce bu konudaki ilkeler belirlenmiştir. Bu ilkelerin başlıcası, “ikincillik (subsidiarity)” dir. Buna göre, münhasıran Birliğin yetkisinde olmayan bir konuda Birlik, ancak üye devletler bu konuda gerekeni yapamayacakları zaman harekete geçebilir.

Daha sonra bu ilkelerin uygulanması ile ilgili hükümler vardır.

Madde 10 – Yetki Kategorileri

Münhasır yetki, ortaklaşa yetki kategorileri olacaktır. Üye ülkelerin ekonomik politikalarını koordine etmek ortak dışişleri ve güvenlik politikasını saptayıp uygulamak, AB yetkilerinden olacaktır.

Madde 11 – Münhasır Yetki

Birliğin iç pazarını düzenlemek ve Gümrük Birliği, ortak ticaret politikası, Euro’yu kabul etmiş ülkelerdeki para politikası ve ortak balıkçılık politikası çerçevesinde deniz kaynaklarını koruma, Birliğin münhasır yetkisindedir. Tadil tekliflerinden birinde bütçenin finansmanı da eklenmek istenmektedir. Diğer bir teklifte ise, münhasır yetkinin tarım ve balıkçılık konusunda da olması önerilmektedir.

Madde 12 – Ortaklaşa Yetki

Ortaklaşa Yetkinin kullanılacağı ana konular şunlardır: iç pazar, hürriyet, güvenlik ve adalet, tarım ve balıkçılık, ulaştırma, Avrupa yolları, enerji, sosyal politika, ekonomik ve sosyal birlik, çevre, sağlık, tüketiciyi koruma.

Madde 13 – Ekonomik Politikaların Eşgüdümü

Euro’ya katılmayan ülkeler için öngörülmektedir.

Madde 14 – Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası

Üye Devletler, Birliğin Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikasını destekleyeceklerdir.

Madde 15 – Destek İşlevleri

Birlik aşağıdaki konularda destek işlevi görecektir: istihdam, endüstri, eğitim, meslek eğitimi ve gençlik, kültür, spor, afetlere karşı koruma.

Üye devletler ulusal istihdam politikalarını Birlik içinde koordine edeceklerdir.

Madde 16 – Esneklik Maddesi

Birlik işlerini görürken Anayasa ile verilen yetkilerinde eksiklikle karşılaşırsa Konsey önlem alır.

Birlik Üyeliği

Bu konudaki maddelerin şimdiki durumuna göre, Birliğe üye olma konusunda yeni esaslar getirilmesi düşünülmemektedir.

Madde 43 – Birliğe Üyelik Kriterleri

Birlik halkları 2. maddedeki değerleri paylaşan, onlara saygı gösteren ve bu değerleri geliştirmeye kararlı Avrupa Devletlerine açıktır.

Madde 44 – Üyelik Müracaatı

(Üyeliğe katılma Avrupa Birliği Antlaşmasının 49 maddesindeki esaslara göre olacaktır.)

Birlik Yetkilerinin Kullanımı

Konvansiyon’nun hazırladığı Anayasa Antlaşması taslağında 24-33üncü maddeler Birlik Yetkilerinin Kullanımı’na ayrılmıştır. Bu maddelerde, kararların hangi Birlik organlarınca kabul edileceği ve ulusal mevzuatla aralarındaki hiyerarşik ilişkinin nasıl olacağı, hangi kararların üye ülkeler açısından bağlayıcı, hangilerinin tavsiye niteliğinde sayılacakları belirtilmektedir.

24üncü maddede Birlik yetkilerinin kullanılacağı yasal araçlar sayılmaktadır. Bunlar, Avrupa yasaları, Avrupa çerçeve yasaları, Avrupa yönetmelikleri, Avrupa kararları, tavsiye kararları ve kanaatleridir.

Avrupa yasaları, Komisyon’un önerisi üzerine Avrupa Parlementosu ve Konsey tarafından ortaklaşa kabul edilen ve bütün üye ülkelerde uygulanması gereken kurallardır.

Avrupa çerçeve yasaları, kapsadıkları konularda üye ülkelerin uygulamalarına esas alacakları kurallardır. Anayasanın öngördüğü özel durumlarda bu Avrupa yasaları veya çerçeve yasalarının sadece Konsey tarafından kabul edilmeleri de mümkün kılınmaktadır. Bu yasaların kabulünden önceki görüşmeler süresince Avrupa Parlamentosu ve Konsey’in toplantılarının halka açık yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.

Avrupa yönetmelikleri, yasama kararlarının ve Anayasa’nın bazı hükümlerinin genel uygulanması yöntemlerini belirleyen üye ülkelerin tamamında geçerli olacak kuralları kapsamaktadır. Bu yönetmeliklerin Konsey, Komisyon ve Avrupa Merkez Bankası tarafından kabul edilmeleri öngörülmektedir.

Avrupa kararları, Konsey, Komisyon ve bazı ahvalde Avrupa Merkez Bankası tarafından kabul edilen ve yasama sürecinden geçmemekle beraber bütün üye ülkeler açısından bağlayıcı nitelik taşıyan metinlerdir. Sözkonusu kararların, Ortak Dış ve Savunma Politikaları çerçevesinde yönlendirici olması öngörülmektedir.

Yetki devri suretiyle kabul edilecek yönetmelikler, Avrupa yasaları ve çerçeve yasalarınca öngörülen ve esasa taalluk etmeyen hususlarda yön gösterici nitelik taşıyacaktır. Avrupa Parlamentosu ve Konsey bu yetki devrinden her zaman vazgeçebileceği gibi bu nevi yönetmelikler Avrupa Parlamentosu veya Konsey’in belirlenen süre içinde itiraz etmemeleri halinde yürürlüğe girebilecektir. Yetki devri veya vazgeçilmesi ile ilgili kararlar Avrupa Parlamentosu’nda oy çokluğu ile, Konsey’de de ağırlıklı oyla alınabilecektir.

Avrupa Birliği için federatif bir yapı değil, zaman içinde gelişecek bir birlik öngörüldüğü cihetle üye ülkeler bağlayıcı nitelikli Avrupa yasaları ve kararlarının ulusal çerçevede yürürlüklerini sağlamak üzere gerekli düzenlemeleri yapmakla mükellef sayılmaktadırlar.

Birliğin Demokratik Yaşamı

Konvansiyonun çalışmaya başlamasından itibaren, Avrupa’da halkların Birliğin kendilerine yakın ve saydam olmasını istedikleri, sivil toplumun da bu konuda rol almasını bekledikleri görülmüştür.

33-37inci maddeler bu amaçla düzenlenmiştir.

Madde 33 vatandaşların AB kurumları özünde eşit olduklarını belirtmektedir.

Madde 34 vatandaşların AB’nin demokratik yaşamına diyalog yolu ile katılacaklarını öngörmektedir.

Madde 35 AB kurumlarından şikayetlere bakacak bir Ombudsman tayin edileceğini belirtmektedir.

Madde 35 a Avrupa çapında siyasal partilerin rolünü belirtmektedir. Bu madde Avrupa Topluluğu Antlaşmasından alınmıştır.

Madde 36 AB kurumlarının çalışmalarının saydamlığı konusundadır. Avrupa Parlamentosu’nun ve kanun maddesi görüşen Konsey’in toplantıları açık olacaktır. Vatandaşlar bütün kurumların belgelerini görebileceklerdir. Bunun yöntemi, şartları ve sınırları Parlamento ve Konsey tarafından saptanacaktır.

Madde 37 AB, Kiliselerin ve dinsel dernek ve toplulukların ülkelerdeki statülerine saygı gösterecek, onlarla diyalog içinde olacaktır.

Ulusal Parlamentoların Rolü

AB içinde demokratik kontrol bakımından üzerinde çalışma yapılan bir konu da Ulusal Parlamentoların rolüdür. Bu konuda iki çalışma grubu faaliyet göstermektedir. Bu gruplar özellikle ikincillik (subsidiarity) uygulanmasını, çeşitli seviyelerde yetkinin nasıl bölüşüleceğini incelemektedirler. Maastricht Antlaşması bunu AB işlerinde ilke haline getirmiştir. Çalışma Grubu, bu ilkeyi uygulamak için bir “erken uyarı sistemi” geliştirilmesini, Komisyonun yasama niteliğindeki önerilerini önce doğrudan ulusal parlamentolara sunarak reaksiyonlarını alması önerilmektedir. Başka bir öneri de, ulusal parlamentolar arasında işbirliğinden bu yolda yararlanılmasıdır.

İNCELEMELER