Kıbrısta Çözüm Nasıl olabilecek?

Seyfi Taşhan, 14.01.2004


Kofi Annan teklifleri üzerinde Türk tarafının pek çok itiraz noktaları olduğu; ayni şekilde Rum tarafının da pek çok noktalara itiraz ettiği bilinmektedir. Şayet iki taraf arsında bu itiraz konuları müzakereye alınacak olursa yeniden başlayacak müzakerelerin de kırk yıldır devam eden müzakerelerden biri olarak akamete uğrayacağını önceden kestirmek zor değildir. Buna karşılık müzakerelerde bir sonuç alınamaz ise bölünmüş bir Kıbrıs’ın AB’ye girmesi söz konusu olacak bunun da Türkiye’nin AB’ye katılma sürecine büyük bir darbe vuracağı da bilinmektedir. Avrupa Birliği ise bölünmüş bir Kıbrıs’ın AB için getirebileceği sorunlardan şimdiden huzursuzluk duymaktadır. ABD iki müttefikinin bu bölgedeki ihtilafı ortadan kaldırmasını istemektedir ve ABD başkanı bu konuda şahsen talepte bulunmuştur.

Her iki taraf da en iyi niyetlerini gösterseler dahi iki tarafında itirazlarının izale edilmesi Mayıs 2004 tarihine kadar mümkün olamayacaktır. Bu açmazdan, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin güvenlik ve çıkarlarını tehlikeye atmadan nasıl çıkılabilir? Bazı öneriler ortaya atılmaktadır. Bunlardan biri Dayton tipi bir çözümdür. Bu yöntem ABD’nin arabuluculuğu ile Kıbrıs Türk ve Rum liderlerinin, garantör devletler olarak Türkiye Yunanistan ve İngiltere ile AB ve BM yüksek düzey temsilcilerinden oluşacak bir grubun nihai çözümü hazırlayıncaya kadar bir müzakere maratonuna katılmalarıdır. Her iki taraf da en iyi niyetle masaya otursalar dahi bu süreçten olumlu bir sonuç alınmayabilir. Zira Kıbrıs’taki iç durum Dayton müzakerelerinin yapıldığı zamandaki Bosna-Hersek’e benzememektedir. Belki de tarafları bu şekilde masaya oturtmak dahi mümkün olmayabilir. Akla ikinci bir çözüm yolu gelebilir. Bu yol şu anda çözüm sağlamak yerine Kofi Annan tekliflerini bir yandan yürürlüğe korken diğer yanda çözüm sağlama yöntemi üzerinde bir mutabakata varabilmektir. Bu yöntem şöyle işler: Taraflar bir mutabakat muhtırası hazırlayarak şu hususları belirtirler:

a. Kofi Annan teklifleri olduğu gibi kendi mekanizmasına uygun olarak yürürlüğe konur;

b. Türkiye, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetinin kurucu iki devletinin temsilcileri, Yunanistan ve AB temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulur ve bu komisyon her iki kurucu devletin ve şayet varsa garantör devletlerin Kofi Annan teklifine karşı sundukları karşı önerileri ele alarak adaletli bir şekilde çözüme bağlar; bu amaçla üçüncü tarafların yardımını talep edebilir.

Üzerinde ihtilaf bulunan mülkiyet, harita değişiklikleri ve geri dönüş gibi konularda tarafların yaptıkları itirazlar sonuçlandırılıncaya kadar statüko korunur. Hazırlanacak bu mutabakat da Kofi Annan teklifleri ile birlikte referanduma sunulur.

Bu çözüm yolu iki tarafı da tatmin edecek bir çözüm değildir. Ancak başarı şansı diğer yöntemlerden daha fazladır. Zira Birleşik Kıbrıs Devleti kurulduktan ve her iki kurucu devlet de AB’ye katıldıktan sonra aralarındaki AB üyesi olarak kendilerine daha fazla güven duymaları ve ihtilaflara yapıcı olarak eğilmeleri daha kuvvetli bir ihtimaldir.

İNCELEMELER