|
Referandumlar Yılı
Güven Özalp Avrupa Birliği’nin en önemli hamlelerinden biri olarak değerlendirilen doğuya genişlemeye 12 – 13 Aralık’ta düzenlenen Kopenhag Zirvesi’nde yeşil ışık yakılmasının ardından “siyasi tansiyon” yerini “teknik telaşa” bıraktı. “Sınıfı geçemeyen” Bulgaristan ve Romanya’nın umutlarını 2007’ye sarkıttığı, Türkiye’nin ise “Birlik kapısı önünde bekleme” macerasının devamını “garantiye aldığı” zirve sonrasında kendilerine yeşil ışık yakılan diğer on aday ülke, Avrupa Birliği’ne fiilen ve resmen dahil olacakları 1 Mayıs 2004 tarihine kadar “halka inmenin” hasaplarını yapıyorlar. Aday ülkelerin çoğu yasal düzenlemeleri gereği Avupa Birliği üyeliği konusunu referanduma götürecekler. Aday ülke kamuoyları Birlik üyeliğini tehlikeye sokacak bir eğilimde olmasalar da bu durum Avrupa Birliği’ne şüpheyle bakan kesimlerin varlığını ortadan kaldırmıyor. 10 aday ülkede referandumlara ve kamuoyunun Birlik üyeliğine bakışına yönelik son durumu incelediğimizde ise karşımıza aşağıdaki tablo çıkıyor. Polonya: Polonya hükümeti referandumun tarihi konusunda henüz tam karar vermiş değil. Şu an öne çıkan tarihler 8 Haziran ya da 2003 sonbaharı olarak belirginleşiyor. Halkta ise referanduma yönelik bir isteksizlik açıkça görülüyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma halkın sadece yüzde 58’inin sandık başına gideceğini ortaya koydu. Bu oranın yüzde 68’i ise Avrupa Birliği’ne “evet” deme niyetinde. Varşova hükümeti üyeliğe “cılız” bir destekle gitmenin önünü tıkamak için anayasada referandum kurallarına ilişkin birtakım değişiklikler gerçekleştiriyor. Ancak bu değişiklikler referandum tarihinde gecikme ve onaylama konusunda da zorluklar yaratacak nitelikte. Bunun nedeni ise referanduma katılım oranının yüzde 50’nin altında kalması halinde konunun Polonya Parlamentosu’na gidecek olması. Konunun Parlamento’dan geçebilmesi ise parlamentonun her iki kanadından da üçte ikilik bir çoğunluk almasına bağlı. Bu noktada komünist dönem sonrasında gerçekleştirilen hiç bir referandumda katılım oranının yüzde 50’ye ulaşamadığını da hatırlatmakta yarar olacaktır. Macaristan: Bu ülkede referandum tarihi olarak 12 Nisan belirlenmiş durumda. Avrupa Birliği üyeliğine destek konusunda ise Budapeşte’nin herhangi bir kaygısı yok. Halkın üyeliğe desteği yüzde 70 dolaylarında. Birlik üyeliğine karşı çıkanların oranı ise yüzde 11 civarında. Yasalar gereği referandumun bağlayıcılığı yok ancak Macaristan Başbakanı Peter Medgyessy, Nisan 2003’te Atina’da imzalanacak olan katılım anlaşmaları öncesinde halkın fikrinin alınması konusunda kararlı. Slovakya: Referandum tarihi olarak 16 – 17 Mayıs düşünülüyor ancak henüz tam anlamıyla kesinleşmiş bir tarih yok. Slovakya’da da Macaristan’da olduğu gibi Birlik üyeliğine yüzde 70 oranına varan geniş bir destek göze çarpıyor. “Hayır” destekçileri ise yüzde 15 civarında seyrediyor. Slovakya’nın sorunu da katılımla ilgili. Yasalar gereği referandum sonucunun geçerlilik kazanabilmesi için yüzde 50 katılım oranı sağlanması gerekiyor. Katılımın yüzde 50’yi bulmaması halinde ise sonuç geçersiz sayılacak ve üç yıldan önce aynı konuda bir referandum düzenlenmesi gündeme gelemeyecek. Çek Cumhuriyeti: Referandum tarihi olarak 15 - 16 Haziran 2003 belirlenmiş durumda. Üyeliğe destek konusunda artış var ancak bu oran henüz yüzde 50’ler seviyesinde. Birlik üyeliğine karşı olanların oranı ise yüzde 18 olarak belirginleşiyor. Çek Cumhuriyeti yasaları gereği referandum gerekli ancak katılım düzeyine ilişkin herhangi bir sınırlama yok. Hayır yanıtı çıkması halinde ise aynı konuda iki yıldan önce bir referandum düzenlenemiyor. Litvanya: Litvanya’da referandum için mayıs ayı düşünülüyor. “Evet” oranı yüzde 68 olarak belirginleşirken “hayır” kampı yüzde 19. Referanduma katılım oranının en az yüzde 50 olması şartı Litvanya’da da geçerli. Birliğe “hayır” diyenlerin çoğunluğunu küçük popülist partilerin destekçileri oluşturuyor. “Hayır” eğiliminin “Avrupa Birliği karşıtı” olmaktan daha farklı konular nedeniyle ortaya çıkması ise dikkat çekiyor. Referandumdan “hayır” yanıtı çıkması halinde ikinci bir referandumun düzenlenmesinin önünde yasal bir engel yok. Estonya: Referandum 14 Eylül’de gerçekleştirilecek. Yapılan son kamuoyu yoklamaları desteğin yüzde 57 oranına ulaştığını gösteriyor. Ancak Estonya’nın sorunu Birlik üyeliğine karşı çıkanların oldukça güçlü bir orana (yüzde 36) sahip olmalarından kaynaklanıyor. Referandumun bağlayıcı niteliği yok dolayısıyla katılım oranına ilişkin bir sorun da söz konusu olmayacak. Ancak olası bir “hayır” sonucu çıkması halinde ne tür bir politika izleneceği konusunda hazırlanmış herhangi bir plan yok. Letonya: Avrupa Birliği üyeliğine destek verenler yüzde 46 karşı çıkanlar ise yüzde 36 seviyesini yakalarken referandum için belirlenen tarih 20 Eylül oldu. Letonya’daki referandum bağlayıcı ve geçerli olabilmesi için en az yüzde 50 oranında katılım gerekiyor. Letonya’da belirgin bir Avrupa Birliği karşıtı grup yok. Referandumdan hayır çıkması halinde ikinci bir referandum ancak 2006 yılında gerçekleştirilebilecek. Slovenya: Bu ay içinde referandum tarihi netleştirilecek. Öne çıkan eğilim ise 2003’ün ilk yarısında referandumun gereçekleştirilmesi yönünde. Referandumun yasal anlamda bağlayıcı bir niteliği yok zaten üyeliğe destek verenlerin oranı da yüzde 60 düzeyinde. Malta: Adaylar arasında Avrupa Birliği’ne yönelik olarak en şüpheci yaklaşıma sahip olan ülkenin Malta olduğunu söyleyebiliriz. Referandum tarihi henüz netleşmedi. Malta’da kararsızlar çok önemli bir orana sahip. “Evet” kampı ise çok düşük bir oranla önde gözüküyor. Referandumun yasal anlamda bağlayıcı niteliği yok. Gelecek yıl düzenlenecek genel seçimler oldukça önemli. Bazı partiler, iktidara gelmeleri halinde üyelik yerine Birlik’le özel ilişkiden yana tavır koyacaklarını şimdiden ilan etmiş durumdalar. Kıbrıs: Ada’nın şu anki haliyle referandum öngörülmüyor. Birleşmiş Milletler tarafından gündeme getirilien plan Ada’daki taraflarca kabul edilmezse Rum Yönetimi üyelik konusunda referandum düzenlemeyi düşünmüyor. Çözümsüzlük halinde üyeliğin onaylanması Güney Kıbrıs Meclisi’nin yetkisinde olacak. Annan Planı’nın kabul edilmesi halinde ise 30 Mart tarihinde her iki tarafta da “birleşme” ve Avrupa Birliği üyeliği konusunda referandum düzenlenmesi öngörülüyor. Aday ülkelerde durum böyle. Aynı onaylama süreci Birliğin şu anki üyelerinde de yaşanacak. Herkesin önünde de son derece taze bir İrlanda örneği olduğu düşünüldüğünde gerek 15’lerin gerekse Birlik kapısından içeri son adımlarını atmaya hazırlanan 10 aday ülkenin “halka pabuç bırakmamak için” ellerinden gelen çabayı göstereceklerine kesin gözüyle bakabiliriz. |