Avrupa Birliğinin
Türkiye 2005 ilerleme raporunun Avrupa Güvenlik ve Savunma İşbirliği
başlıklı bölümünde Avrupa Birliğinin NATO varlıklarını kullanabilmesi
konusunda Türkiye’nin NATO yoluyla getirdiği kısıtlamalardan şikayet
edilmektedir. Aslında şikayet konusu olan temel konusu Berlin Artı adı
ile anılan mutabakat ile ortadan kaldırılmıştı.ancak Balkanlar hariç
diğer bölgelerde NATO ile AB arasında yapılacak işbirliği konusunda daha
önce NATO’da alınan bir karara dayanan Türkiye Kıbrıs ve Malta’nın bu
konudaki resmi toplantılara katılamayacağında ısrarlı olmaktadır. Avrupa
Birliği ve NATO Türkiye’den bu konudaki çekincelerini kaldırması ve
Malta ile Kıbrıs’ın bu toplantılara katılmasına izin vermesini
istemektedirler. Bu nedenle Balkanlar dışında Avrupa Birliğinin askeri
bir görev alması zorlaşmaktadır zira Birliğin bu konuda NATO
varlıklarını örneğin nakliye uçakları veya yeni teknolojileri kullanması
zarureti vardır; kaldı ki bu müzakereler yapılamadığı sürece Birliğin
NATO ile işbirliği imkansız hale gelmektedir.
Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Politikasını yürütülebilmesi için Türkiye’nin koydurttuğu
çekinceler kaldırılması son derece önemli bir hale gelmektedir.
Türkiye, Kıbrıs’ta
bir çözüme ulaşılmadan çekincelerini kaldırmak ve tüm ısrarlara rağmen
Kıbrıs’taki rum yönetimini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanımaktan
kaçınmaktadır. Türkiye, bu tür konuların Kıbrıs ve Malta’nın da
katıldığı gayri resmi toplantılarda görüşülebilmesini bir taviz olarak
kabul etmiş bulunmaktadır. Ancak bu toplantıda uygulanabilir kararlar
alınması söz konusu değildir.
Denilebilir ki,
Türkiye bu konudaki israrını Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’ta bir çözüm için
Kıbrıs ve Yunanistan’a bir baskı vesilesi olarak kullanmak niyetindedir.
Öte yandan AB Kuzey Kıbrıs’a ekonomik yardım yapmak ve bu bölgeyi
doğrudan dış ticarete açma konusundaki vaadinin müzakere ve kararını
durmadan geciktirmektedir. Acaba Avrupa Birliği’nin amacı Kıbrıs
Rumlarına Nato yolu ile Türkiye’den çekincelerini kaldırması için taviz
koparma karşılığında Rumlara Kuzey Kıbrıs’a yardım konusundaki vetosunu
kaldırtmak şeklinde bir pazarlık yolunu mu seçmiştir?
Eğer bu konu
çözülmez ise Avrupa Birliği NATO varlıkları yerine doğru’dan AB ile iş
birliğine gitmekle Türkiye’yi tehdit etmektedir. Bazı Avrupa
devletlerinin ve bu arada özellikle Fransa’nın Amerika aleyhtarı tutumu
dolayısıyla bu tehdidin gerçekleşmesi ihtimali de zayıftır.
Bu nedenlerle, AB,
NATO ve ABD ile süregelen bu ihtilafın Türkiye’yi tatmin edecek bir
hal şekli bulununcaya kadar süregeleceği tahmin edilebilir.
|