|
29 Nisan 2003 Çarşamba günü
yayınlanan "Manşet" programının deşifresi Sevgili seyirciler saat. 17.00 Manşet'e hoş geldiniz. MGK toplantısı yarın saat 13.00'de başlayacak. Şu sıralarda komutanların bir araya geldiği konuşuluyor. - Kritik MGK toplanıyor Türkiye son 30 yıldır her toplantı öncesi bu cümleyi duydu ve siyasi boyutuna hep bu toplantılar yön verdi.yıl 1997 devrin Başbakanı Necmettin Erbakan asker ile yıldızı bir türlü barışmayan Erbakan' ın Libya gezisi batı karşıtı konuşmaları ve tarikat liderlerine Başbakanlık konutunda verdiği yemek işte tüm bunlar bir araya geldi ve 28 Şubatın fitilini ateşledi. Tanklar Sincan sokaklarında balans ayarı yaptı. 28 Şubattaki MGK toplantısı 9,5 saat sürdü. Türkiye 28 Şubatta devletin gizli anayasası olarak gösterilen MGK siyaset belgesi ile tanıştı belge ile Türkiye'nin birinci öncelikli tehdit unsuru olarak irtica ve bölücülük eşdeğer kabul edildi. Siyasal islama dikkat çekildi. Milli güvenlik siyaset belgesi kararname halini aldı. Başbakan Erbakan 2 gün gecikme ile imza koydu ama imza Erbakan'ı kurtarmaya yetmedi. Süreç Erbakan'ın Başbakanlıktan istifası ile sona erdi. - 19 Şubat 2001 krizin adresi yine MGK. 18 Şubat tarihli MGK toplantısı Cumhuriyet tarihinin gördüğü en kısa MGK oldu. toplantıda Başbakan Bülent Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer'in arasında geçen tartışmada anayasa kitapçığı havada uçuştu. Krizin faturası ağır oldu, döviz fırladı, piyasalar alt-üst oldu. Türkiye hala atlatılamayan yeni bir ekonomik krize girdi. Türkiye'nin milli siyaset belgesinde Yunanistan her zaman birinci öncelikli dış tehditti. Yunanistan ile Türkiye arasında geçen barış rüzgarları MGK kararlarına da yansıdı. Yunanistan dış tehdit olmaktan çıkarıldı. - Türkiye'nin Kıbrıs politikalarına da MGK damgasını vurdu. AKP hükümeti BM Genel Sekreteri Kofa Annen'ın barış planına destek veriyor, karşı çıkan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı esnek olmaya çağırıyordu. Hatta AKP lideri Erdoğan, Denktaş'ı kamuoyu önünde uyarıyordu. Ankara yine karıştı. Gözler 31 Ocak tarihli MGK toplantısına çevrildi. Asker tavrını Denktaş'tan yana kullandı. AKP hükümeti Denktaş'a baskı yapmaktan vazgeçmek zorunda kaldı. Irak savaşı öncesinde Amerika Türkiye'den 65 bin askerini geçirmek ve kuzey cephesini açmak istiyordu. Hükümet uzun süre karar veremedi. Sonunda konuyu MGK kuruluna havale etti. Ancak Şubat toplantısında askerlerin ağırlığı ile tezkereye ilişkin bir karar alınamadı. Bu durum askerler tezkerenin çıkmasını istemiyor diye yorumlandı ve meclis tezkereyi reddetti. Türkiye-Amerikan ilişkileri derinden sarsıldı. Konuklarımdan biri Ankara'da Seyfi Taşhan Dış Politika Enstitüsü Başkanı hoş geldiniz. Diğer konuğum İstanbul'da askeri konulardaki strateji uzmanımız Emekli Korgeneral Baha Tüzüner var. Baha bey, eskiden neydi, MGK niye ortaya çıktı kısa bir hatırlatsanıza? - MGK aslında bize has bir kuruluş değil. Dünya'da bütün ülkelerde değişik isimlerle bu devletin milli siyasetinin belirlenmesinde çalışan bir kuruluş. Ama bizde esasen 27 mayıstan sonra bu öne çıktı. 1980'den sonra da Türkiye' nin yaşadığı sorunlar nedeni ile milli güvenliği sağlamak nedeni ile bazı değişiklikler yapılarak 1983'de yeni bir yasa çıkarıldı en sonda biliyorsunuz 2002 Ocağında bazı değişiklikler yapıldı. eleştiriliyordu asker ağırlıklı siviller az diye şimdi o düzenleme ile 5 tane asker üyesi var, 9 tane de sivil üyesi var. neden askerler önem kazanıyor ona baktığımız zaman şunu görüyoruz. Askerler her işte işlerini ciddiye alırlar ve iyi çalışırlar, dosyalar hazırlar, incelerler. Askerler her MGK toplantısından önce bu toplantıyı yaparlar özel bir şey değil bu toplantı yani bu işi ciddiye almalarını gösteriyor. Provasını yaparlar? - Evet. Gündemi Cumhurbaşkanı belirliyor o gündem bütün üyelere dağıtılıyor. Bu konuda askerler gündeme göre hazırlık yapıyorlar. Sivil taraf yapmıyor bunu? - Belki yapıyor ama bazıları eli cebinde geliyor. Doğru dürüst hazırlık yapmadan geliyorlar ve bu sefer susuyorlar ve asker dediğini yaptırıyor. MGK sadece milli güvenlik konularını mı ele alır yoksa Türkiye Cumhuriyeti ilkelerinin kırmızı çizgilerini çizen ve kollama, koruma görevlerini de yerine getiren bir kurum mudur? - Bu kanunda Milli Güvenliğin tarifi var. Tarif o olabilir ama sadece Milli Güvenlik değil... - Her konuyu değil bu burada belirlenmiş. Tarifi şu; devletin anayasal düzeninin, milli varlığının, bütünlüğünün, milletlerarası alanda, siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik dahil bütün menfaatlerinin ve ahdi hukukunun her türlü iç ve dış tehditlere karşı korunması ve kollanmasıdır. Son derece açık. - Milli Güvenliğin sağlanması ve milli hedeflere ulaşılması amacı ile MGK' nın belirlediği görüşler dahilinde Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilen iç-dış ve savunma hareket tarzlarına ait esasları kapsayan siyaseti ifade eder. Yani burada MGK bir tavsiye kararı alıyor zaten bunu yürütecek Bakanlar Kurulu ve onun üyeleri de var.bu aslında asker ağırlıklı bir kuruluş değil. Asker hazırlıklı geldiği için, konuları iyi bildiği için askerin sözü öne çıkıyor. Seyfi Taşhan, MGK dendiği zaman sadece milli güvenlik konuları mı yoksa aynı şekilde Türkiye Cumhuriyetinin kırmızı çizgilerini çizen ve onların denetimini de yapan bir kurum mu? - Dünyadaki güvenlik kurullarına baktığımız zaman bunlar çok büyük farklılık gösteriyor ve genellikle danışman niteliğinde ve daha ziyade Cumhurbaşkanlığı sistemi ile idare edilen ülkelerde bunlar ağırlık kazanıyor. Amerika, Rusya da. Bunlar cumhurbaşkanlarının ya kararlarını hazırlıyorlar ya da kendisine yardımcı oluyorlar. Pek çok ülkede var. bizdeki de kendi tehdit algılamalarına göre bir danışma niteliğini taşıyan bir kuruluş. Türk halkının silahlı kuvvetlerine duyduğu güven ve bu güvenin de çeşitli vesilelerle açığa vurulmuş olmasından TSK aslında iç oy sahibi olmasa dahi MGK ya geldiği zaman bir ağırlık var. Seyfi bey sizin gözünüzde asıl önemli olan genel sekreterliği orada eğer yanılmıyorsam 4-5 bin kişinin çalıştığı büyük bir kuruluş değil mi? - O kadar fazla olduğunu tahmin etmiyorum. Yüzde kaçı askerdir biliyor musunuz? - Yüzdesini bilmiyorum ama asker emeklileri de var, siviller de var. bu bir koordinasyon kurulu. Ama benim bildiğim % 20 asker, % 80 sivil diye? - Çoğunluğunun sivil olduğunu biliyorum ama burada MGK genel sekreteri Başbakana bağlıdır. Esasen bu sekreterlik Başkanlığın, Cumhurbaşkanlığın bir karargahı gibi düşünülebilir. Biraz ters olmuyor mu, zamanında MGK Başbakanı da atabiliyor, Erbakan da gördüğümüz gibi. Şimdi kim kime, ne sicil verecek? - Atma falan yok. orada MGK içinde Başbakanda var ama gelişmeler devletin temel nizamlarını değiştirmeye yönelik bazı görüntüler ortaya çıktığı için anayasa ile belirlenmiş bir devletimiz var buna eğer siz karşı tepkilerle bunu değiştirmek için yola çıkarsanız orada çelişirsiniz. Burası yasal bir ortam ve tartışmakta yarar var. bunları kaldıralım diye ifadeler var o zaman asker görüşünü nerede ifade edecek. Yasal ortamı siz kaldırırsanız, yasal olmayan bir ortama iteceksiniz demektir. Eğer uygun işlemeyen bir devlet varsa, iyi çalışmayan bir siyaset varsa o zaman bir emniyet sibobu görevini de görüyor. Orada medeni bir şekilde işleyen bir mekanizma var. her ay toplantısını yapıyor. MGK dan da birileri gelsin bize bilgi versinler diye ama bir cevap çıkmadı.4 ana bölümü olduğunu biliyoruz ama kim ne ile uğraşıyor onu bilmiyoruz. Gizli değil değil mi, MİT gibi falan değil? - Değil. Devletin bütün organları ile koordineli bir çalışmayı sağlamak da bunun amacı. Kanun iyi okunduğu zaman bu kurulun çok iyi şeyler yaptığını, yasal şeyler yaptığını ve faydalı olduğunu anlamak mümkün. Alınan kararların uygulanıp,uygulanmadığına bakıyor mu sonradan? - MGK Genel Sekreterliğinin görevleri içinde bu alınan kararlar ne ölçüde yapılıyor bunları izliyor ve görüşler belirliyor ve görüşleri o kurula arz ediyor. Başbakana arz ediyor. Seyfi bey, Sivil otoriteler alınan kararları ya unutuyorlar ya sonradan uygulamıyorlar ki sonradan biri arkalarından gidip ne yapıyorsunuz diye soruyor öyle bir manzara çıkmıyor mu ortaya? - Bu Amerika'daki güvenlik konseyinin de görevlerinden biri. Demek ki bazılarında bu var. fakat bizzati bunları kendilerinin icrai yetkileri bulunmuyor zannediyorum bizdeki de koordinasyondan ibarettir. Yani bir yerde şikayet mercii oluyor. ? - Şikayet değil de ne ölçüde yapıldı, bir koordinasyon yapıldı mı yani verilen kararın ne ölçüde yapıldığı, belli bir takvime göre bunları inceliyor. Neticeyi de yine bu kararları alan makamlara getiriyor. Paşam, askerin gözünde MGK bir yerde ülkenin yönetiminde o kollama, gözetme kararlarını aldığı bir yer olarak mı görülür. Çünkü ülke yönetiminin ayrılmaz bir parçası halinde MGK.... - Düşüncesini yasal ortamda söyleyebildiği, tartışabildiği bir ortam. Askerin görevleri arasında kanuni olarak böyle bir görev olduğuna göre o görevini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor asker. Görevini en iyi yapmaya çalışıyorlar. Seyfi bey, bizdeki MGK çok kamuoyunun önündedir mesela diğer ülkelerde de böyle mi? - Bazı ülkelerde özellikle doğu ülkelerinde kapalı kuruluşlar ama batı ülkelerinde oldukça açık ve bazı komisyon başkanları da bunların içinde. İngiltere'de güvenlik ile ilgili alınan kararların yasallığını sağlıyor. Dışarı asker gönderme gibi hususlarda. Amerika'da cumhurbaşkanı tayin ediyor ve yine yasa ile kuruluyor ama Başkana yardımcı olduğu için.diğer demokratik ülkelerde Kanada da savunma formu diye bir şey var o da senato mecliste özel bir komite halinde çalışıyor, beyaz kitap çıkarıyor vs. bizdeki zannederim Türkiye'nin tarihinden gelen ve algıladığı tehditlerden yapısın oluşturan bir yapı. Bizdeki formel bir yapıya sahip, sadece Başbakana hizmet eden bir kuruluş değil. TSK'nin Türkiye'nin geçmişindeki ağırlığı dolayısı ile büyük ağırlık taşıyan bir kuruluş haline geliyor. MGK dünyadaki diğer örneklerinden farklıdır, kendine özgüdür ve Türkiye'nin koşullarına göre oluşmuş bir kurumdur diyebilir miyiz? - Tabi her biri birbirinden farklı. Bizde kırmızı çizgilerin gözetilmesi gibi durumlarda var diğer ülkelerde var mı? - Sorumluluk daima Bakanlar kurulundadır yani MGK nın reisen bir sorumluluğu yok bu konuda sadece Başbakana görüş bildirme durumunda bu bakımdan da Amerika'daki, Rusya'daki ve diğer ülkelerdeki güvenlik konseylerinin yapılarında da bu danışmanlık görevi var. Paşam, Genel sekreterlik bayağı bir çalışma yapıyor ama büyük bir teşkilat bir nevi bir kırmızı çizgileri gözeten bir kurum gibi onun dışına çıkanları alarm zilleri çaldıran bir kurum.? - Ben öyle düşünmüyorum burada milli siyaseti belirliyor, gerekli koordinasyonu yapıyor ondan sonra onaya sunuyor çalışmalarını eğer Bakanlar Kurulu onaylamışsa siyaset belgesi olarak hayata geçiyor. Askerin öne çıkması görevini iyi yapmasından kaynaklanıyor. Şimdiye kadar hükümetler çok sık değiştiği için ve iyi idare edilemediği için askeri bekliyor insanlar. Güvendiği bir kuruluş olarak görüyor. Aslında her ülkede var ama bizdeki kadar kamuoyunun ilgisini çekmiyor. Onlarda da benzer çalışmalar yapılıyor. AB diyor ki askerin Türkiye'de siyaset üstündeki ağırlığı kaldırılmalı nasıl olur bu iş? - Askerin siyaset üzerinde zaten ağırlığı yok. bizde hükümetler kısa sürelerle geliyor ve güven vermiyor şimdi ağırlıklı olarak çoğunluğu olan bir hükümet var inşallah bu hükümet çok iyi yönetir ülkeyi ve bundan sonraki gelecek olan hükümetler daha iyi yönetir o zaman askerin ağırlığı otomatik olarak ortadan kalkacaktır. Sorun burada hükümetlerin iyi idare edememesinde, hükümetler iyi idare ederse, güven verirse o zaman askerin ağırlığı otomatik olarak ortadan kalkacaktır. Seyfi bey? - Bir şekil var bir de muhteva var. şekil bakımından Türkiye'deki durumda pek büyük bir anormallik yok o da sadece şu farklılık var; Avrupa ülkelerinde genellikle silahlı kuvvetler Milli Savunma Bakanlığına bağlıdır ve emir kumanda zinciri Milli Savunma Bakanlığının siyasi amiri olarak Savunma Bakanlığından geçer. Türkiye'de ise Başbakandır burada bir farklılık gözüküyor. İkinci husus ise muhtevada Türkiye'nin geçmişinde vuku bulan askeri müdahaleler dolayısı ile Avrupa Türkiye'deki silahlı kuvvetlerin rolüne büyük bir şüphe ile bakmaktadır. Güven telkin eden hükümetler olduğu takdirde bu rolünde önemi azalacak Avrupa'nın da bu konuda Türkiye'nin hususiyetini dikkate alacağını ümit ediyorum. Dışarıda da aynı şekilde bizdeki gibi çok geniş bir alana giren bir genel sekreterlik teşkilatı var mı? - Ben bunu pek incelemedim ama güvenlik konseyinin sekreteryası var ama geniş mi bilemiyorum. Paşam, o zaman şu sonuca varılıyor; Türkiye'yi iyi idare edemiyorlar, yüzlerine, gözlerine bulaştırıyorlar ve Türk toplumu da askere dönüyor sen bir şey diyor. O zaman niye seçime gidiyoruz? - Çok büyük bir gelişme var Türkiye'nin demokrasisinde. Zaman içinde siyasilerde yaptıkları hataları anlıyorlar onlarda artık daha iyi idare etmeye başlıyorlar. Yasal bir ortamda herkes düşüncesini ortaya koyuyor ve birbirini ikna ediyor. aslında en iyi demokrasi MGK'da herkes fikrini açıkça söylüyor, fikirler ortaya çıkıyor. MGK aslında Türkiye'nin duyarlı olduğu cumhuriyetin kırmızı çizgileri dediğimiz şeyleri var onları gözetleyen bir yer gibi geliyor bana yoksa ekonomi böyle olmuş, şöyle olmuş..... - Hükümetlere güven olmadığı için doğal afetlere, iç politikada, dış politikada, ekonomide her şeyde bütün kamuoyunun ümidi MGK'da bu konu görüşülsün de doğru bir karar çıksın. Problem bizde diyorsunuz? - İyi idare edilsin asker otomatik olarak devre dışı kalacak. Çok çok teşekkürler. MANŞET; AĞIRLIK KURUM MGK Bilkent Üniversitesi Öğretim üyesi Seyfi Taşhan hemen hemen tüm ülkelerde benzeri kurumlar olduğunu vurguladı ancak Türkiye'de oy sahibi olmasa da MGK 'da askerin ağırlığı var dedi. Emekli Korgeneral Baha Tüzüner, MGK'nın askerin düşüncesini yasal olarak söyleyebildiği bir kurum olduğunu belirtti. Askerin öne çıkmasının nedenini de işini iyi yapmasına ve halkın güvenine bağladı. Programımızın sonuna geldik. iyi akşamlar. |