Irak İçin Yeni ABD Stratejisi

11.01.2007 - Oktay Aksoy


ABD Başkanı Bush, Irak stratejisinde yapılması öngörülen değişiklikleri dün (10 Ocak 2007) yaptığı konuşma ile açıklamış bulunmaktadır. Yeni stratejinin sadece asker sayısında artışı hedeflediğini ileri sürmek mümkün değildir. ABD’nin Irak’a müdahelesinden bu yana gerek Irak’da, gerek bölgede yaşanan olumsuz gelişmelerin, iç savaş ortamına sürüklenmenin ve Irak’daki çeşitli grupların ABD mevcudiyetini kendi yararlarına kullanma çabalarının bir strateji değişikliğini gerekli kıldığı görülmekteydi. ABD Kongre seçimleri sonuçları yeni bir strateji belirlemeye vesile teşkil etmiş ve Cumhuriyetçi ve Demokrat Parti ileri gelenlerinden oluşturulan Baker-Hamilton Irak Çalışma Grubu raporundan da yararlanılarak yeni hedefler daha açık hale getirilmiştir.

İran’ın nükleer silah geliştirmesini önlemekte acz içinde bulunulması, İran’ın Irak’daki gelişmelerden yararlanarak bölgede nüfuzunu  yayma hevesleri ABD’nin bölge istikrarı açısından endişelerini arttırmış bulunuyordu. İran’ın Şii eksenini genişletme olasılığının önünü kesmek için haliyle Irak’ın bütünlüğünün korunması ön plana çıkmıştır. Bunun gerçekleştirilebilmesi için de daha çok Iraklının ulusal politik yaşama katılması, bu çerçevede eski Baas mensuplarından daha çok yararlanılması, yıl sonuna doğru mahalli seçimlerin yapılması ve anayasanın tadili için yeni bir süreç başlatılması üzerinde durulmaktadır. Bu yeni süreçte Şiilerin ülke geleceğinin yegane yönlendiricisi olmalarının yarattığı sakıncaların önünün kesilmesi hedeflenmiş görünmektedir. Şii ağırlıklı hükümete de ülke bütünlüğünü gözetecek bir yaklaşım benimsemediği takdirde yardımcı olunmayacağı mesajı verilmektedir.

Bağdat’ın 30 km.lik çevresi ile Anbar’a güvenlik açısından öncelik verilmesi ise buralara sükun ve istikrar getirmenin bütün ülkeyi olumlu etkileyeceği sonucunun çıkartıldığını göstermekte, keza ülkede bütünlüğü sağlama hedefine yönelik bir yaklaşım olarak görülmektedir. Güvenlik sağlanması çabalarında Irak silahlı kuvvetlerinden ve aşiret reislerinden yararlanılması hedefi seçilmiştir. Aşiretlerle daha yakın işbirliği gereğinin nihayet kavranılmış olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan kontrolden çıkmış silahlı grupların hizaya sokulmaya çalışılacağı mesajı da verilmektedir.

Her ne kadar ABD’nin yeni Irak stratejisi güvenlik ağırlıklı ise de her Irak vatandaşının ekonomik gelişmelerden yararlandırılmasına değinilmiş olması, petrol gelirlerinin Iraklılar arasında paylaşımını bir esasa bağlayacak kanunun çıkartılmasından bahsedilmesi, Irak Hükümetinin yeni iş imkanları açmak üzere 10 milyar Dolarlık bir imar ve enfrastrüktür yenileme faaliyetine başlamasının önerilmesi ülke bütünlüğüne katkıda bulunacak diğer unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. 

Bu arada, sınırdaki sorunların çözülmesi için Türkiye ve Irak Hükümetleri ile birlikte çalışılacağı ileri sürülmekte, bir yandan Irak Hükümetine görevi hatırlatılırken, bir yandan da birlikte çalışma yükümlülüğünü kabul etmektedir. Irak’ın diğer komşuları İran ve Suriye hakkında ise olumsuz ifadeler kullanılmaktadır.

ABD’nin yeni Irak stratejisi ile ilgili açıklamada doğrudan Kürtlere atıf yoktur. Ancak Irak’ın toprak bütünlüğünün en güçlü şekilde vurgulanmış olması, sınır sorunlarının çözümünde Türkiye ile birlikte çalışılacağı üzerinde durulması bazı önemli mesajlar taşımaktadır.

Başkan Bush’un konuşmasından ABD’nin ruhunu anlamakta güçlük çektiği Irak gibi bir ülkede karşılaştığı sorunlara çözüm bulunmasında bazı hatalar yaptığını kabul ettiği görülmektedir. Bugüne kadar yaratılmış olan istikrarsızlık ortamından ABD’nin şimdi daha olumlu bir yapı ortaya çıkartmaya çalışacağı, daha önce dışlanmış unsurlardan yararlanma cihetine gideceği ve sadece tek bir grubun egemenliğini kurmasına yardımcı olmaktan kaçınarak gelişmelere daha bütüncül yaklaşacağı anlaşılmaktadır. Bu da, ABD’nin şimdi Irak’ın bütünlüğü yolunda bir adım attığını göstermektedir.