Kosova'nın Geleceği Konusunda Yeni Adım

05.02.2007 - Reşat Arım


Kosova ile iligili öneriler 2 Şubat 2007’de taraflara sunulunca acaba Balkanlardaki durum açıklığa kavuşmuş oluyor mu?

2007 yılı başında Bulgaristan ve Romanya’nın Avrupa Birliği üyesi olmalarından sonra herkesin aklındaki soru Batı Balkan ülkelerinin AB ile ilişkilerinin ne olacağı idi.Gerçi daha 1999 yılında AB bu konudaki prensip kararını vermişti:Batı Balkan ülkeleride AB üyesi olabileceklerdi. İşler de bunu uygun olarak yürüdü.

Arnavutluk, Bosna Hersek, Sırbistan ve Montenegro üyelik için hazırlanmaktalar. Makedonya 2005 yılında “aday ülke” statüsü kazandı. Hırvatistan ise daha da ileri giderek Ekim 2005’de AB ile müzakerelere başladı.

Bugün önümüzdeki problem Kosova’nın statüsü 1999’dan bu yana Güvenlik Konseyi’nin 1244 sayılı kararı gereğince, Birleşmiş Milletler tarafından idare edilen Kosova, bağımsız bir devlet olacak mı? Daha sonra da AB üyesi olacak mı?

Finlandiyalı devlet adamı Martti Ahtisaari tarafından 2006 yılında, Sırbistan ve Kosova yetkilileri ile yürütülen görüşmeler doğal olarak bir sonuç vermedi. Kosovalılar “tam bağımsızlık” istiyorlardı, Sırbistan ise ancak “ geniş özerklik” verebileceğini söylüyordu.

Bu durumda Ahtisaari’nin ilgili devletler ile, yani ABD, AB ve Rusya ile yaptığı istişarelerden sonra kendisinin öneriler ortaya çıkarması istenildi. O da Sırbistan’da yapılan ve milliyetçilerin çok oy aldığı seçimlerden sonra 2 Şubat 2007’de önerilerini taraflara sundu.

Görüldüğü kadarıyla öneriler bir yandan Sırbistan’ın Kosova üzerindeki egemenliğine son  vermek istiyor - zira önerilerde bu egemenlikten hiç bahsedilmiyor, öte yandan da kosovanın “bağımsız” bir devlet olmasını bu aşamada öngörmüyor. Kosova’daki hükümet işleri uluslararası bir temsilcinin yönetiminde olacak. Kosova’nın bayrağı ve milli marşı olacak, uluslararası kuruluşlara üye de olabilecek: ama oradaki NATO ve AB güçleri konuşlanmaya devam edecek.

Kosova’nın Arnavutluk’a, Sırp bölgelerinn de Sırbistan’a katılmaları engellenmiş olacak. Tabi azınlıkları koruyacak hükümler bulunacak. Şimdi yapılacak iş, iki tarafla ve ilgili devletlerle yapılacak görüşmelerden sonra ortaya çıkacak statünün BM Güvenlik Konseyi’nde önümüzdeki aylarda onaylanması. Sırbistan bu formüle karşı olduğuna göre, Rusya acaba Güvenlik Konseyi’nde onay verecek mi ?

Bugünkü duruma göre, AB ve ABD, Ahtisaari önerilerini desteklemektedir.Rusya ise bu konumdaki müzakerelerin zaman baskısı olmadan sürdürülmesi gerektiğini açıkladı.

Zaten Rusyanın Sırbistan’ı desteklediği biliniyor. Daha öneriler ortaya çıkmadan önce Rusya eğer Kosova için bağımsızlık isteniyorsa aynı şeyin Kafkasya’daki ihtilaflarda da uygulanması gerektiğini söylemiştir. Ancak bu tutum Rusya içindeki bağımsızlık hareketlerine de yeşil ışık yakmak tehlikesini doğurabilir.

Görüldüğü gibi, Kosova konusu Batı ile Rusya arasında bir mücadele alanı olmaya namzet. Eğer böyle olursa daha uzun süre uluslararası gündemi meşgul edecek gibi gözüküyor.