|
|
Irak’ın geleceği ile ilgili son
gelişmeler Birleşmiş Milletler’in yavaş yavaş orada önemli rol oynayacağının
işaretlerini vermektedir. Irak savaşından önce Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi’ndeki hararetli tartışmalar ve bunun sonucunda Birleşmiş Milletler’in
devre dışı kalışı hatırlandığında, bugünkü durum daha da dikkat çekici
olmaktadır. Şii lider Sistani’nin ısrarı üzerine Haziran’dan önce doğrudan
seçimler yapılması konusu, B.M. Genel Sekreteri’nin 19 Ocak’ta Koalisyon
Otoritesi ve Geçici Konsey ile yaptığı görüşmede kendisine iletilmiş, o da bunu
incelemek üzere bir ekibi Irak’a gönderebileceğini söylemiştir. Bir kere bunu
söyledikten sonra doğrudan seçim yönünde ilerlemeye katkıda bulunmaktan da
kaçınamaz. Birleşmiş Milletler şimdiye kadar pek çok ülkede, bu arada zor
yerlerden biri olan Kamboçya’da seçim yönetmiştir. Birleşmiş Milletler’in temel
görevlerinden biri halkların demokratik haklarını kullanmalarına yardımcı
olmaktır. Hele Irak gibi adeta yeniden kurulan bir ülkede bu görevden kaçamaz.
Irak’ın geleceğiyle ilgili kararlar
zaten değişikliğe uğramıştı. İlk önce, bir Anayasa hazırlanıp, seçime gidilmesi
öngörülmüştü. Ancak, Anayasa yazılamayıp, şiddet hareketleri de artınca karar
değişti. Ayrıca, Kasım 2004 ABD Başkanlık seçimi günü gelmeden Irak’ta
egemenliğin Iraklılara devredilmesinin Başkan Bush’a politik kazanç sağlayacağı
sonucuna varıldı. 15 Kasım 2003’te Paul Bremer ile Geçici Yönetim Konseyi dönem
başkanı Jelal Talabani arasında “Siyasi Süreç” konusunda imzalanan bir anlaşma
ile 28 Şubat’a kadar bir “Temel Kanun” hazırlanması, bunda Federasyonun esas
alınması, buna göre 31 Mayıs’a kadar bir Geçici Millet Meclisi seçilmesi,
Meclisin de 30 Haziran’a kadar bir Geçici Yönetim seçmesi kararlaştırıldı.
Geçici Yönetim işbaşına gelince ABD yetkilerini ona devredecek. Adı geçen
Meclis üyeleri 18 vilayetteki delege toplantılarında karmaşık bir yöntemle
saptanacaktı. İşte Sistani böyle bir seçimin demokratik olamayacağını iddia
etmekte ve doğrudan genel seçim istemektedir. Halbuki, 15 Kasım anlaşmasına
göre doğrudan seçim ancak 2005’de olabilecektir.
Seçim konusu herhalde artık gündemin
başına yerleşmiştir. ABD’nin Irak harekatına karşı çıkan ve sonra da işlerin
Birleşmiş Milletler’e bırakılmasını isteyen başta Fransa, Almanya, Rusya ve
diğer ülkelerin de Mayıs’ta seçim yapılmasını desteklemeleri beklenmelidir.
Böyle bir gelişmenin Türkmenlerin varlığının daha iyi anlaşılmasına ve
seslerini daha iyi duyurmalarına yardımcı olacağı düşünülebilir.
|