|
|
Bugünlerde
Balkanlarda yeni bir hareketlenme gözleniyor. Kosova’nın statüsünü
belirleyecek çalışmalar başladı.Finlandiyanın eski Cumhurbaşkanı
Ahtisari bu konudaki çalışmaları yürütecek.Kosovaya bağımsızlık
verilecek mi,verilecekse bunun derecesi ne olacak? Önümüzdeki dönemde
Avrupa Birliği,ABD,Rusya hepsi bu konu ile ilgilenecekler.Bu ay aynı
zamanda Bosna-Hersekte barışı sağlayan Dayton Anlaşmasnın da onuncu
yılı. Balkanlardaki duruma uluslararası sistem açısından bakınca şöyle
bir soru akla gelmekte: Dünyanın en karışık bölgelerinden biri olan
Balkanlar acaba yeni dünya düzeninin oluşturulmasında bir rol
üstlenebilir mi? Balkanlar Birinci Dünya Savaşının ilk kıvılcımını
çakmıştı, on yıl önce de Soğuk Savaşın sona ermesinden sonra Avrupadaki
en büyük krizi çıkarmıştı. Böyle sicili bozuk bir bölgenin Yeni Dünya
Düzenine katkısı nasıl olacak? Şunu unutmayalım: bugün dünyanın birinci
derecede ıhtıyaç duyduğu şey istikrardır. Eğer önümüzdeki dönemde
istikrarı yakalayabilirlerse,bu yoldan dünya düzenine katkıda
bulunabilirler.
11
Eylülden sonra ortaya çıkan uluslararası konjonktür bugünkü haliyle
dünyada sözü geçen güçlerin ABD ile Avrupa Birliği olduğunu
göstermektedir. ABD global rol oynamaktadır. Avrupa Birliği de böyle bir
rol oynamak istemektedir. Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası bu
yöndeki arzuya işaret etmektedir. Ancak bu arzuyu uygulamaya koyabilmek
için AB’nin NATO ile ve dolayısıyla ABD ile uyumlu bir şekilde
yürümesi gerekecektir.Şu anda AB’nin NATO ile yakın işbirliği yaptığı
bölge Balkanlardır. Diğer taraftan, Avrupa Birliğinin daha uzak sulara
açılabilmesi için öncelikle Avrupa kıtasındaki durumun düzeltilmesi
gerekecektir.Bu açıdan da.AB’nin şimdi Balkanlar üzerinde yoğunlaşması
doğal olacaktır.
Bugün AB’nin hızlı bir şekilde Balkanları içine almak üzere harekete
geçtiğini görüyoruz. Hırvatistan ile tam üyelik müzakereleri
başlatılmıştır. Diğer Balkan ülkelerine verilmiş olan üyelik
perspektifinin yerine getirilmesi için de adımlar atılmaktadir. .
Önümüzdeki yıllarda Balkan ülkeleri teker teker AB üyesi olurlarsa, bu
bölgeye istıkrar getirme şerefi Avrupa Birliğine ait olacak, AB
uluslararası alanda prestij kazanacak, ABD ile dünyanın diğer
bölgelerinde yapacağı işbirliğini arttırabilecek ve sonuç itibariyle de
yeni dünya düzeninin kurulmasına yardım edecektir. Balkan ülkeleri de
işte bu süreç içinde, Avrupa Birliğine üye olmak için
gerçekleştirecekleri reformlar dolayısıyla, aralarındaki ihtilafları
çözümlemedeki başarıları ile, sonuçta belki de Balkan kelimesinin
tarihteki kötü imajını değiştireceklerdir.Böylece , Avrupa Birliği
kanalından dünya düzenine dolaylı yoldan katkıda bulunmaları ihtimali
vardır. Avrupa Birliğinin şu sırada onlara olumlu gözle bakmasının
sebebi belki de budur..
|