Balkanlar ve yeni dünya düzeni

25 Kasım 2005 - Reşat Arım


Bugünlerde Balkanlarda yeni bir hareketlenme gözleniyor. Kosova’nın statüsünü belirleyecek çalışmalar başladı.Finlandiyanın eski Cumhurbaşkanı Ahtisari bu konudaki çalışmaları yürütecek.Kosovaya bağımsızlık verilecek mi,verilecekse bunun derecesi ne olacak? Önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği,ABD,Rusya hepsi bu konu ile ilgilenecekler.Bu ay aynı zamanda Bosna-Hersekte barışı sağlayan  Dayton Anlaşmasnın da onuncu yılı. Balkanlardaki duruma uluslararası sistem açısından bakınca şöyle bir soru akla gelmekte:  Dünyanın en karışık bölgelerinden biri olan Balkanlar acaba yeni dünya düzeninin oluşturulmasında bir rol üstlenebilir mi? Balkanlar Birinci Dünya Savaşının ilk kıvılcımını çakmıştı, on yıl önce de Soğuk Savaşın sona ermesinden sonra Avrupadaki en büyük krizi çıkarmıştı. Böyle sicili bozuk bir bölgenin Yeni Dünya Düzenine katkısı nasıl olacak? Şunu unutmayalım: bugün dünyanın birinci derecede ıhtıyaç duyduğu şey istikrardır. Eğer önümüzdeki dönemde istikrarı yakalayabilirlerse,bu yoldan dünya düzenine katkıda bulunabilirler.

11 Eylülden sonra ortaya çıkan uluslararası konjonktür bugünkü haliyle dünyada sözü geçen güçlerin ABD ile Avrupa Birliği  olduğunu göstermektedir. ABD global rol oynamaktadır. Avrupa Birliği de böyle bir rol oynamak istemektedir. Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası bu yöndeki arzuya işaret etmektedir. Ancak bu arzuyu uygulamaya koyabilmek için AB’nin NATO ile  ve dolayısıyla ABD ile  uyumlu bir şekilde yürümesi gerekecektir.Şu anda AB’nin NATO ile yakın işbirliği yaptığı bölge Balkanlardır. Diğer taraftan, Avrupa Birliğinin daha uzak sulara açılabilmesi için öncelikle Avrupa kıtasındaki durumun düzeltilmesi gerekecektir.Bu açıdan da.AB’nin şimdi Balkanlar üzerinde yoğunlaşması doğal olacaktır.

Bugün AB’nin hızlı bir şekilde Balkanları içine almak üzere harekete geçtiğini görüyoruz. Hırvatistan ile tam üyelik müzakereleri başlatılmıştır. Diğer Balkan ülkelerine verilmiş olan üyelik perspektifinin yerine getirilmesi için de adımlar atılmaktadir. . Önümüzdeki yıllarda Balkan ülkeleri teker teker AB üyesi olurlarsa, bu bölgeye istıkrar getirme şerefi Avrupa Birliğine ait olacak, AB uluslararası alanda prestij kazanacak, ABD ile dünyanın diğer bölgelerinde yapacağı işbirliğini arttırabilecek ve sonuç itibariyle de yeni dünya düzeninin kurulmasına yardım edecektir. Balkan ülkeleri de işte bu süreç içinde, Avrupa Birliğine üye olmak için gerçekleştirecekleri reformlar dolayısıyla, aralarındaki ihtilafları çözümlemedeki başarıları ile, sonuçta belki de Balkan kelimesinin tarihteki kötü imajını değiştireceklerdir.Böylece , Avrupa Birliği kanalından dünya düzenine dolaylı yoldan katkıda bulunmaları ihtimali vardır. Avrupa Birliğinin şu sırada onlara olumlu gözle bakmasının sebebi belki de budur..