|
|
Kuzey yarımküresi içerisinde her türlü
hava hareketlerini ve kıtalararası balistik füzeleri tespit etme gücüne sahip
olan Gebele Radar İstasyonu, 24 Ocak 2002’de Aliyev’in Moskova’ya resmi
ziyareti sırasında yapılan bir anlaşmayla Rusya Federasyonu’na 10 yıllığına
kiraya verilmiştir. Azerbaycan’ın Rusya ve Batı ile ilişkilerinde stratejik bir
koz ve pazarlık unsuru olan Gebele üssünün Türkiye için de askerî ve stratejik önemi bulunmaktadır.
Zira, Rusya Federasyonu bu üs ile Türkiye’nin askerî mevcudiyetini ve hava
hareketlerini yakın detayları ile gözleme imkânına sahiptir. Ancak Gebele
Üssü’nün Rusya’ya kiralanması aynı zamanda Türkiye ve NATO’nun Azerbaycan ile
askerî ve stratejik iş
birliği yapmasında Rusya’nın olası tepkilerini nötralize etme hususunda
değerli bir faktör konumundadır.
Giriş
Diğerini gözetleme
kişisel bazda bir merakın ürünü olsa da, devletler bunu daha çok tehdit ve
güvenlik kaygılarından dolayı yapmaktadırlar. En az devlet kavramının
literatüre girişi kadar kadim olan gözetleme faaliyetleri aynı zamanda dünyanın
en eski profesyonel mesleklerinden birisi olan istihbarat faaliyetlerini
de gündeme getirmiştir. İkinci Dünya Savaşı’na kadar devletlerin insan
ağırlıklı olarak yürüttükleri istihbarat faaliyetleri teknolojinin
ilerlemesi ve buna bağlı olarak farklılaşan tehdit ve güvenlik algılamaları,
yürütülen gözlem ve istihbarat faaliyetlerinin de boyut değiştirmesine sebep
olmuştur.
Soğuk Savaş
yılları olarak da anılan bu dönemde uluslararası arenanın iki süper gücü, ABD
ve SSCB’nin kendi sistemlerini dünyada etkin kılma girişimleri, uluslararası
sitemi iki kutuba bölmüş ve kutuplar arasında kıyasıya bir silâhlanma yarışını
başlatmıştır. Bu mücadelede insanoğlunun uzayı keşfi ve kıtalararası füzelerde
elde edilen gelişmeler, erken uyarı ve radar sistemleri bu iki hükümran gücün en çok ihtiyaç duyduğu gözetleme
aygıtları konumuna getirmiştir.
Moskova’nın
gücünü ve etkisini Doğu Akdeniz bölgesine yayma çabaları NATO’nun, kanat ülkesi
olan Türkiye ve çevreleme politikasının bir diğer aktörü Pakistan ekseninde
yeniden yapılanmaya gitmesine sebep olmuştur. Soğuk
Savaş’ın doruk noktasına ulaştığı bu yıllarda, SSCB, bu bölgeler için bir tehdit unsuru olma
özelliğini sürdürürken, diğer yandan bu eksenden gelebilecek olası saldırılara
karşı Kafkasya’da en büyük radar istasyonunu kurma kararı
alarak mücadele alanını Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu güney bölgesine
yöneltmiştir.
1968’de plânlanmış
olmasına rağmen Gebele Radar İstasyonu’nun[1] yapım kararı Sovyetler Birliği Komünist
Partisi Merkezî Komitesi’nin 1975’teki oturumunda alınmış ve istasyonun
inşasına 1978’de başlanmıştır.[2] Bu amaçla seçilen Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin (SSC) Gebele
(Bakû’nün yaklaşık 320 km. kuzeybatısında) bölgesinin Zaragan köyünde 210 hektarlık dağlık alan inşa için SSCB
Savunma Bakanlığı’na tahsis edilmiştir.[3] İstasyonun yapımı 1984’te tamamlanmış[4] ve 20 Şubat 1985’de faaliyete başlamıştır.[5] Daryal tipli Gebele Radar İstasyonu’nun bugün bile teknik özelliklerine göre
dünyada bir eşinin daha bulunmadığı ifade edilmektedir.[6]
SSCB’de nükleer
savunma sistemi içerisinde Gebele gibi dokuz radar istasyonu daha mevcuttu.
Ancak imparatorluğun dağılmasından sonra bu istasyonlardan üçü (Murmansk,
Peçoro, İrkuts) SSCB’nin mirasçısı olan Rusya Federasyonu sınırları içerisinde
kalmıştır.[7] Rusya dışında kalan altı istasyondan birisi Azerbaycan’da (Gebele), diğeri
Kazakistan’da (Balkaş), bir istasyon Beyaz Rusya’da (Baranoviçi), ve ikisi de
Ukrayna toprakları içerisinde (Mukaçeva ve Sıvastopol) kalmıştır. Ukrayna’daki
istasyonlar ekonomik ömrünü tamamladığı için verimli çalışamamaktadır.[8] Litvanya’da bulunan Skrunde İstasyonu ise bölge sakinlerinin baskıları sonucu
alınan Parlamento kararı ile 1999’da kapatılmıştır.[9] Bu istasyonlar içerisinde Beyaz Rusya’daki Baranoviçi ve Azerbaycan’daki Gebele
istasyonları stratejik öneme sahiptir. Zira Baranoviçi istasyonu ile Rusya’nın
batısı taktik olarak kontrol altında tutulurken, Gebele ile güney bölgesi
izlenmektedir.[10]
Gebele, Rusya
Federasyonu’nun Orta Doğu bölgesini dinleme yeteneğine sahip tek istasyonu
durumundadır.[11] Rusya
Federasyonu, sınırları dışındaki istasyonların bulundukları ülkeler ile uzun
süreli kira sözleşmeleri yapmış; ancak bu istasyonlara üs statüsü vermek
istemeyen Azerbaycan ve Kazakistan’daki üslerin statüleri belirsiz olarak
kalmıştır.[12]
Rusya Federasyonu,
eski Sovyet topraklarının yanı sıra, dünyanın birçok bölgesinde de bu türden
askerî üslere ve radar istasyonlarına sahipti. Ancak ekonomik gerekçeler ve
SSCB modelinin başarısızlığa uğramasıyla dünya liderliği yarışında oldukça
gerilerde kalan Rusya Federasyonu için dışarıdaki bu üsler yük olmaya başlamıştır. Bu sebeple artık
uluslararası bir güç olmadığının, en azından uluslararası bir güç olmanın ekonomik alt yapısını karşılamaktan uzak
olduğunun farkına varan Putin, içeride askerî çevrelerin tepkisi pahasına da
olsa, 17 Ekim 2001’de Küba’daki Lourdes[13] ve Vietnam’daki Kamran askerî üslerini kapatma kararı almıştır.[14]
Politik olduğu
kadar ekonomik gerekçelere de dayanan bu kararla Rusya, artık küresel
iddialardan vazgeçtiğini ortaya koymuştur.[15] Putin’in bu kararını değerlendiren Bush, bunun Soğuk Savaş’ın bitmesinin yeni
bir göstergesi olduğunu belirtmiştir.[16] Genelde Rusya’nın bu adımı Batılı gözlemciler tarafından şüpheyle karışık bir
sevinçle karşılanmıştır.[17] Batı ile bütünleşme çabalarını olumlu yönde etkileyecek olan bu adımlarla
beraber kısa vadede uluslararası arenadan çekilerek, bölgesel ve/fakat etkin
bir güç olmak isteyen Putin’in, Yakın Çevre Doktrini ilkelerine uygun olarak
daha çok Hazar bölgesinde yoğunlaşacağı anlaşılmıştır.[18]
Nitekim Rusya,
bir yandan dışarıdaki bu üslerden çekilirken, diğer yandan kendi yakın
çevresindeki üsleri bırakmak niyetinde olmadığını Azerbaycan ile Gebele
Anlaşması’nı imzalayarak göstermiştir.[19] Orta Asya ülkelerinin ABD ile üs anlaşmaları imzaladığı bir dönemde
Azerbaycan’ın Rusya Federasyonu ile Gebele Anlaşaması’nı imzalaması, aslında
birçok açıdan değerlendirilmesi gereken bir konudur.[20] Diğer yandan, bu anlaşmanın aynı zamanda ABD’nin tek taraflı olarak ABM
Anlaşması’ndan çekilmesinin hemen ertesine tesadüf etmesi de Rusya’nın
politikalarının değerlendirilmesi açısından anlamlıdır.
Üssün Teknik Özellikleri
Kıtalararası
balistik füzelerin tespitine yönelik olarak kurulan Gebele Radar İstasyonu,
Hint Okyanusu’ndaki denizaltılardan fırlatılabilecek her türlü füze sistemini
tespit etme yeteneğine sahiptir. Bu sebeple istasyon Rusya Federasyonu hava
savunma, erken uyarı ve nükleer
savunma sistemleri içerisinde önemli bir yere sahiptir.[21] Rusya Federasyonu Savunma
Bakanlığı 30765 sayılı Askerî Birliği’ne bağlı olan istasyon, aynı zamanda
Devlet Başkanı’nda bulunan “nükleer çanta” ile de doğrudan bağlantı hâlindedir.[22] Rusya’nın böyle bir istasyondan mahrum bırakılması bu ülke savunma sisteminin
güney kanadını kör ve sağır bir duruma sokabilecektir.[23]
Gebele istasyonu
7.200 km’lik genişlikte bir alanı gözetleme kapasitesine sahiptir ve bu bölgede
hareket eden balistik roketleri ve her türlü uçan cismi iki-üç saniye zarfında
(uçan cismin koordinatları, uçuş hızı, uçuş istikameti ve objenin büyüklüğünü)
bir mm çözünürlülükte tespit edebilmektedir. 1998’de İstasyon Komutanı olan
Viktor Kotenko, Zerkalo gazetesine verdiği demeçte Gebele’nin çok güçlü
bir istasyon olduğunu ve 700 bin km. uzaklıktan bile bir futbol topunu yüzde
yüz kesinlikle görüntüleyebildiğini ifade etmiştir.[24] İstasyonun kabiliyetlerini yükseltmek için ayrıca “ara istasyonlar” da
mevcuttur. Böyle bir istasyonun İran sınırına yakın Lerik Rayonu’nda bulunduğu
ifade edilmektedir.[25]
Gebele Radar İstasyonu teknik olarak Türkiye, İran, Irak, Pakistan, Hindistan, Çin
(kısmen) Afrika, Avustralya ve aynı
zamanda Hint ve Atlantik Okyanusu’nun bir kısmını kapsayacak niteliklere
sahiptir.[26] Bu
bölgelerden fırlatılan orta menzilli ve
kıtalararası balistik füzeler, uyduya göre çok daha güvenilir bir şekilde
izlenebilmektedir.[27] Örneğin, ABD’nin Afganistan operasyonunun başlangıcında gemi ve uçaklardan
attığı Tomahawk Cruise füzelerinin
Gebele üssü vasıtasıyla Rusya tarafından anında tespit edildiği ifade
edilmektedir.[28] Ayrıca
üssün İran-Irak ve Körfez Savaşı sırasında da faaliyette bulunması sebebiyle
son derece faydalı bilgiler elde edildiği belirtilmektedir.[29]
Anlaşma Süreci
Azerbaycan’ın mülkiyetinde olmasına
rağmen Gebele Radar İstasyonu emir-komuta zinciri içerisinde Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı’na
bağlı olarak çalışmaktadır. Bu sebeple, Gebele vasıtasıyla elde edilen
bilgiler Bakû’den önce Moskova’nın eline geçmektedir. Örneğin, Temmuz
2001’de Hazar’daki bazı kaynakların paylaşımı yüzünden İran ile Azerbaycan
arasında yaşanan gerginlik sebebiyle[30] İran savaş uçakları Azerbaycan hava sahasını ihlâl ettikleri zaman Moskova,
durumdan Bakû’den daha önce haberdar olmuştur.[31] Bazı Rus gazeteleri bu gerginlik sırasında Azerbaycan Savunma Bakanı Sefer
Ebiyev’in Rusya’ya giderek bu sorunun çözümünde kendilerine yardımcı olması
karşılığında Gebele’nin Rusya’ya verilmesi şartlarını yeniden gözden
geçirebileceklerini teklif ettiğini iddia etmişlerdir.[32]
31 Ağustos 1991’de Azerbaycan’ın
bağımsızlığını kazanmasının ardından Sovyet askerî varlığını ve üslerini
ülkeden çıkaran Azerbaycan, Gebele Radar İstasyonu’nu Rusya Federasyonu’nun
kullanımında bırakmıştır. Ancak yaklaşık 10 yıldır
sürdürülen görüşmelere rağmen istasyona bir statü verilmesi konusunda anlaşma
sağlanamamıştır.[33] Bu süre
zarfında üssün kullanımı tamamen Rusya’nın kontrolünde olmuştur.[34] 1996’da Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev,
imzaladığı bir kararname ile üssün Azerbaycan’ın malı olduğunu deklare
etmiştir.[35] Rusya
Federasyonu her şeyden önce Gebele’nin Rusya adına bir askerî üs statüsü
içermesini ısrarla vurgulamış ve Azerbaycan’a “uzun süreli askerî iş
birliği” önermiştir. Rusya’nın üs
statüsünün yanı sıra, süre ile de ilgili Bakû tarafından kabul görmeyen
istekleri mevcuttu. Moskova varılacak anlaşmada Gebele Askerî Radar
İstasyonu’nun Rusya’ya 25 yıllığına kiralanmasını istemiştir.[36] Azerbaycan ise çıkabileceği maksimum süreyi en fazla beş yıl ile
sınırlayabileceğini bildirmiştir.[37] Rusya’nın önerdiği kira bedeli ise yıllık 2 milyon dolar olmuştur.
Rusya Federasyonu
askerî yetkilileri Gebele Radar İstasyonu’nun imzalanacak muhtemel bir
anlaşmada “askerî üs” olarak hukuki niteliğe kavuşturulmasını istemiş
ancak Azerbaycan tarafı “askerî üs” yerine “analitik bilgi merkezi”
olarak gösterilmesinde ısrar etmiştir.[38] Aslında kâğıt üzerinde nasıl ifade edildiği sadece uluslararası ilişkilerde ve
devletlerarası hukukta bir anlam ifade etse de, uygulamada Rusya, Gebele Radar
İstasyonu’nu askerî üs olarak kullanmış ve bu şekilde algılamıştır.[39] Azerbaycan’da çeşitli çevrelerce eski Sovyet coğrafyasında Rus askerî üssü
bulunmayan tek ülkenin Azerbaycan olarak gösterilmesine rağmen de facto
olarak aslında Azerbaycan’da da Rus askerî varlığından bahsetmek mümkündür.
Rusya Federasyonu diğer bir yol olarak da,
üssün Bağımsız Devletler Topluluğu’nun ortak malı olarak tescilini
önermiştir. Aslında 1992’de BDT Devlet Başkanları eski Sovyet topraklarındaki
radar istasyonlarının tek bir sistemde birleştirilmesi konusunda anlaşma
imzalamışlardır. Ancak, zaman içerisinde bazı üye ülkeler bu anlaşmanın
şartlarını yerine getirmemiş ve SSCB’nin dağılmasından sonra kendi toprakları
içerisinde kalan bu üsleri ülkelerinin mülkiyetine geçirmişlerdir.[40]
Anlaşma Şartları
Azerbaycan’ın
bağımsızlığından sonra Rusya ile ilişkilerinde en çok tartışma konusu olan “Gebele Radar İstasyonu’nun Statüsü” sorunu, 9-11 Ocak 2001’de Putin’in Azerbaycan’ı
ziyareti sırasında genel çerçevesi belirlense de, sorunun nihaî çözümü
Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev’in 24–26 Ocak 2002’de Moskova’ya resmî
ziyareti sırasına bırakılmıştır.[41] Aliyev’in ziyareti sırasında Rusya Federasyonu Devlet
Başkanı Vladimir Putin ile “Gebele Analitik Bilgi Merkezi’nin Statüsü ve
Kullanma Prensipleri Hakkında Anlaşma” imzalanmış ve iki ülke arasındaki en
önemli sorunlardan birisi daha çözüme kavuşturulmuştur.[42]
Anlaşma gereğince
Analitik Bilgi Merkezi statüsü verilen üsün kullanım bedeli olarak Rusya,
Azerbaycan’a Ocak 2003’ten itibaren her yıl 7 milyon Dolar ödeyecektir.[43] Ayrıca eski borç bedeli[44] olarak da Rusya’nın Bakû’ye 31 milyon Dolarlık (yılda 6,2 milyon Dolar) bir
ödeme yapması gerekmektedir.[45] Buna ek olarak istasyonun elektrik kullanım bedeli olarak yıllık 5 milyon
Dolar, su ve diğer hizmetler için bir defaya mahsus olmak üzere 10 milyon Dolar
ödenmesi kararlaştırılmıştır.[46] Bütün bu bedeller toplandığı zaman Rusya’nın üsse 10 yıllık kullanım bedeli
olarak 161 milyon Dolar ödeyeceği görülecektir ki, bu rakam Rusya’nın benzer üs
anlaşmalarına göre oldukça düşük kalmaktadır. Rus basını Moskova’nın Gebele ile
benzer özelliklere sahip Küba’nın Loudres üssü için yılda 200 milyon Dolar
ödediğini ve Bakû’ye ödenen miktarın bununla karşılaştırıldığında gülünç
kaldığını ifade etmişlerdir.[47]
Bu anlaşma ile
Moskova aynı zamanda Azerbaycan Hava Savunma Sistemi’nin modernleştirilmesi,
Azeri askerî personelin Moskova’da eğitilmesi ve teknik iş birliği konularında
Bakû’ye yardım vaat etmektedir.[52] Gebele Radar İstasyonu’nun korunması görevi Azerbaycan Hava Kuvvetleri
tarafından yapılması kararlaştırılmıştır.[53]
Gebele Radar
İstasyonu’nun gayrimenkulleri Azerbaycan’ın malı sayılırken, istasyonda bulunan
teknik ekipman Rusya’ya ait olarak kabul edilmiştir.[54] Diğer yandan, anlaşmanın yapılmasından sonra getirilen her türlü ekipman da
yine Rusya’nın malı sayılacaktır.[55] İstasyonda çalışan personelin toplam sayısı 1500’ü geçemeyecektir. Çalışanlar
Rus ve Azerilerden oluşacaktır. Azeri personelin yaklaşık 500 kişiden ibaret
olması planlanmaktadır.[56] Radar İstasyonu içerisinde halihazırda 800 ile 1200 kişi arasında Rus askerî
personelin istihdam edildiği düşünülmektedir.
Devlet Başkanı Putin, anlaşma sonrası
memnuniyetini ifade ederek şu açıklamada bulunmuştur: “ Gebele Radar İstasyonu
ile ilgili anlaşma metni çok iyi bir işaret ve Rusya ile Azerbaycan’ın diğer
konularda örneğin, Hazar konusunda da anlaşabileceklerinin işaretidir”.[57] Aliyev ise, ülkesine hareketinden önce düzenlediği basın toplantısında, Putin
ile yaptıkları görüşmelerin çok başarılı geçtiğini ve ziyaretinin kayda değer
sonuçlar getirdiğini söyleyerek; "Sonuçlardan çok çok memnunum. Bakû'ye
muhteşem bir tatminle dönüyorum" şeklinde konuşmuş[58] ve Rusya-Azerbaycan ilişkilerinin statüsünü "Stratejik Ortaklık"
olarak tanımlamıştır.[59]
Ekolojik Boyut
Gebele gibi son derece geniş bir coğrafyada
elektromanyetik bir alan yaratarak veri toplayan ve SSCB döneminde inşaa
edilmiş bir aygıtın çevreye zarar vermeden çalışabilmesi pek mümkün gözükmemektedir.
Nitekim Gebele ile benzer özelliklere sahip olan Litvanya’daki Skrunde Radar
İstasyonu kapatılırken öne sürülen en önemli nedenlerin başında “ekolojik
boyut” gelmiştir. Aynı şekilde Azerbaycan içerisinde bu istasyona karşı
çıkanların temel dayanak noktalarından birisi yine çevre unsuru
olmuştur. Çeşitli resmi araştırma komisyonlarının ve çevrecilerin zaman
zaman üs çevresinde yaptıkları araştırmalardan varılan sonuç, üssün çevreye son
derece zararlı olduğu yönündedir.
Gebele
İstasyonu’nun çevreye verdiği zararların araştırılması için ilk olarak
Azerbaycan Parlamentosu tarafından 5 Mayıs 1992’de bir komisyon kurulmuştur.
Komisyonun hazırladığı rapora göre istasyonun 1984’ten itibaren işletime
alınmasıyla Gebele şehrinin yanı sıra İsmailli, Ağdaş ve Göyçay şehri (Rayon)
sakinlerinin de bu tarihten itibaren çeşitli kan, böbrek sinir sistemi
hastalıkları kısırlık ve kanser gibi diğer hastalıklara yakalanma oranlarında
önemli artışların olduğu, ölü ve sakat doğumların sık sık görüldüğü ve bölgede yaşayan
insanları bağışıklık sistemlerinin oldukça zayıfladığı ifade edilmektedir.[60] İstasyon yapılırken 65 km’lik çevre içinde yaşayan insanların bölge dışına
yerleştirilmesi plânları ise SSCB’nin dağılması sonucunda gerçekleştirilememiş
ve sonraki yıllarda ise unutulmuştur.
Gebele Radar İstasyonu’nun ayrıca bölgenin
bitki örtüsü ve hayvanları üzerinde de önemli olumsuz etkileri olduğu
bildirilmiştir.[61] Bu sebeple
de bölgede tarım ve hayvancılıktan elde edilen verim önemli ölçüde azalmıştır.[62] Yine bu komisyonun hazırladığı raporda istasyonun etki alanı altında bulunan
bölgede radyoaktif maddelerin oranının normalin çok üzerinde olduğu
belirtilmektedir.
İstasyonun Azerbaycan için stratejik önemi
şüphesiz ki, büyüktür. Ancak uluslararası boyutta füze saldırısı tehdidi
almayan Azerbaycan’ın böylesine devasa özelliklere sahip bir askerî üsse
ihtiyacının olup olamadığı tartışma konusudur. Bu konuda Azerbaycan muhalefeti
ve çeşitli çevreci hareketlerin itirazlarına Azerbaycan basınında sıkça
rastlamak mümkündür. Azerbaycan ana muhalefet Partisi Musavat’ın Başkanı İsa
Kamber, bu konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “..Biz Gebele’nin faaliyet
göstermesini hem doğamız hem de halkımızın sağlığı açısından büyük bir tehlike
olarak görmekteyiz” diyerek bu konuya karşı olduklarını bildirmiştir.[63] Azerbaycan Halk Cephesi Partisi ise Gebele’nin Rusya’ya kiralanmasının
“Azerbaycan’ın güvenliğini baltalayacağı ve bir istilâya vesile olacağını”
açıklamıştır.[64] Azerbaycan
Millî Ekoloji Tahmin Merkezi Başkanı Telman Zeynalov ise, “Gebele’nin insan
sağlığı ve çevre için tehlikeli olduğunu” vurgulamıştır.[65]
Bütün bu itirazlara karşılık Azerbaycan
Sağlık Bakanı Eli İnsanov, “Gebele Araştırma Komisyonu Raporu’nun[66] tamamlandığını ve istasyonun insan sağlığı için herhangi bir zararının
olmadığının tespit edildiğini” ifade etmiştir.[67] Putin ise Rusya’nın Beyaz Rusya, Ukrayna ve Kazakistan’daki radar
istasyonlarını örnek göstererek bu istasyonların ekolojik açıdan bir
zararlarının olmadığını belirtmiştir.[68]
Enerji İhtiyacı ve Borçlar
Gebele Radar İstasyonu öngörülen şekilde
çalışabilmesi için oldukça büyük miktarlarda elektrik enerjisine ihtiyaç
duymaktadır. İhtiyaç duyulan enerji Azerbaycan’ın Mingeçevir ve Elibayramlı
Hidroelektrik İstasyonları’ndan sağlanmaktadır. Ancak bu durum iki ülke
arasında başka bir sorunu daha gündeme getirmektedir. Zira Rusya yıllık 440 bin
Dolar’a ulaşan elektrik enerjisi kullanım bedelini ödemekte güçlük çekmekte ve
bu yüzden elektrik enerjisinin kullanımından doğan bir borç sorunu daha ortaya
çıkmaktadır. Azerbaycan’da elektrikten sorumlu kuruluş olan Azerenerji Anonim
Ortaklığı yaptığı açıklamada uluslararası tarifelere göre hesaplanmış 440 bin
Dolar tutarındaki elektrik enerjisi borcunu Rusya’nın zamanında ödemeye
başladığını bildirmiştir.[69]
Gebele’nin arazisi içerisinde elektrik
enerjisinin herhangi bir sebeple kesilmesi durumunda bu tesisin elektrik
ihtiyacını karşılamak üzere nükleer enerji ile çalışan bir istasyon da
mevcuttur.
Radar istasyonunun
büyük miktarlardaki elektrik enerjisiyle çalışması, bu tesisin ısınmasına neden
olmaktadır. Ancak soğutma tesislerinin tamamlanamaması sebebiyle bu işlem
önemli miktarlardaki su havuzları ile yapılmakta; neticede soğutma işleminde
kullanılan su, radyoaktif zehirlenmeye sebep olmaktadır. Bu suyun yeniden temizlenmesi
veya depolanması da istasyonun teknik kapasitesi dışında olduğundan kirlenen bu
atık sular bölgedeki nehirlere akıtılmakta ve bu durum ise bölgede ekolojik
sorunlara yol açmaktadır.[70]
Gebele ve Dağlık Karabağ
Gebele Radar İstasyonu, Rusya ile ilişkilerde
Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı kullanmak istediği önemli bir koz
durumundadır. Yapılan pazarlıklarda Bakû, Dağlık
Karabağ sorununun çözümü için Gebele’ye karşılık Moskova’nın desteğini kazanmak
istemiştir. Zira Azerbaycan, Gebele konusunda Rusya’ya önemli bir taviz
verdiğini düşünmektedir ve bu tavize karşılık olarak Moskova’dan Erivan’a
verilen askerî ve siyasi desteğin kesilmesi veya mümkün mertebe azaltılmasını
beklemektedir.[71]
Ancak Putin, yaptığı açıklamada “Dağlık
Karabağ sorunu kazanan ve kaybedenin olmadığı bir formülle çözülmelidir.”
diyerek aslında bu tür stratejik nesnelerin kendileri ile üçüncü ülkelere
(Ermenistan) karşı pazarlık konusu yapılmasını istemediklerini ortaya
koymuştur. Putin ayrıca, Azerbaycan ve Ermenistan ile aynı derecede ilişkilerin
geliştirilmesinden yana olduğunu da belirtme gereği duymuştur.[72] Rusya Federasyonu ile Ermenistan arasında Askerî İş Birliği Anlaşması mevcuttur[73] ve Azerbaycan ile Ermenistan arasında herhangi bir savaş durumunda Rusya’nın en
azından mevcut anlaşmaları gereği Ermenistan’a yardımda bulunacağı açıktır.
Anti-balistik Füze
Anlaşması
26 Mayıs 1972’de SSCB ile ABD arasında
imzalanan Anti-balistik Füze Anlaşması’na (Anti-Balistic Missile-ABM)
göre, ilgili ülkeler kendi arazileri dışında bu tür sistemler bulunduramazlar.[74] Azerbaycan, aslında ABM Anlaşması’na hiçbir şekilde iştirak etmemesine rağmen
Gebele istasyonu sebebiyle bu anlaşmanın taraflarından birisi sayılmaktadır.[75] Gebele Radar İstasyonu 1972’de imzalanan ABM Anlaşması şartlarına göre inşa
edilmiş olmasına rağmen,[76] SSCB’nin dağılmasından sonra Azerbaycan bağımsız bir devlet olduğu için ABM
Anlaşması’na göre Rusya’nın kullanımına verilemezdi. Ancak ABD’nin tek taraflı
olarak bu anlaşmadan çekildiğini açıklaması böyle bir sorunu kendiliğinden
ortadan kaldırmıştır.[77]
Diğer yandan bazı Amerikan ve İngiliz
gazetelerinde (New York Times, Woshington Post ve The Times)
ABD’nin, ABM Anlaşması’ndan tek taraflı çekilmesi karşılığında, Washington’un
Rusya’ya Gebele Radar İstasyonu’nun modernizasyonunda yardımcı olmayı ve buna
karşılık ABD için düşman ülkeler sayılan Kuzey Kore, İran ve Irak gibi
ülkelerin balistik füze sistemlerine karşı istihbarat alanında iş birliği
önerdiğini iddia etmişlerdir.[78]
NATO Boyutu
Gebele Radar İstasyonu’nun Rusya Federasyonu’na
10 yıllık bir süre ile kiraya verilmesinin aslında, NATO’nun ve Türkiye’nin
Azerbaycan’da askerî üsler edinebilmesi için Rusya’ya verilmiş bir sus payı
niteliği taşıdığı da ifade edilmektedir. Bu yaklaşıma
göre Türkiye (ve NATO) Gebele Radar İstasyonu’nun Rusya’ya uzun süreli kiraya
verilmesine karşı çıkmayacak, buna karşılık ise Rusya, Türkiye’nin
Azerbaycan’da askerî üsler edinmesine göz yumacaktır.[79] İlk anda bu senaryonun her iki tarafı da memnun edebileceği düşünülse de,
aslında Rusya’nın hâlen Türkiye’nin Güney Kafkasya’daki varlığından duyduğu
rahatsızlık ve endişe giderilebilmiş değildir.
Diğer taraftan, Azerbaycan’ın Gebele
konusunda Rusya Federasyonu ile uzun süreli anlaşmaya gitmesi, Azerbaycan’ın
bağımsızlığının ardından NATO ile giriştiği yakınlaşma ve bütünleşme
stratejisinden uzaklaştığı yolunda yorumlara da sebep olmuştur. Azerbaycan
Dışişleri Bakanı Vilayet Guliyev konuya açıklık getirmek amacıyla yaptığı
açıklamada “Azerbaycan NATO’ya doğru istikametini değiştirmemiştir ve NATO ile
yakınlaşma çalışmalarına devam edilecektir. Gebele’nin Rusya’ya kiraya
verilmesine Azerbaycan-Rusya askerî anlaşması olarak değil sadece bir ‘kira
sözleşmesi’ olarak bakmak gerekir” demiştir.[80] Ancak, Dışişleri Bakanı’nın bu yönde bir açıklama yapmaya ihtiyaç duymasına
rağmen, Azerbaycan’da hâlen bazı askerî ve siyasal kesimler Bakû’nün NATO ve
Türkiye’nin yanı sıra, Moskova ile de askerî iş birliği yapmasının zarurîliğine
inanmaktadırlar.[81] Dışişleri
Bakanı’ndan önce aslında bu konudaki ilk açıklama Aliyev’den gelmiştir. NATO
Parlâmenterler Asamblesi Başkanı Rafael Estereldo’nun Bakû ziyareti sırasında
bir açıklama yapan Aliyev, “Azerbaycan’ın NATO ile çok taraflı iş birliği
yapmaya hazır olduğunu” ifade etmiştir.[82]
Enerji kaynakları
açısından dünyanın en önemli bölgeleri olan Hazar ve Orta Doğu bölgelerini kontrol edebilen Gebele Radar
İstasyonu, Rusya’nın olduğu kadar ABD’nin de fazlasıyla iştahını kabartan bir
üs durumundadır. Afganistan'daki operasyonların gündeme gelmesi ve ABD’nin Orta
Asya’ya yerleşme çabaları bu ülkenin Gebele’ye olan ilgisini daha da
artırmıştır. Diğer yandan, Afganistan operasyonlarına destek amacıyla,
Azerbaycan'daki hava üslerine ihtiyaç duyan ABD yönetimi, Savunma Bakanı
Rumsfeld’i Bakû’ye göndermiş ve yapılan görüşmeler sonucunda Bakû’nün desteği
sağlanmıştır.[83] ABD, bu
arada 907 sayılı yasa ile Azerbaycan’a dokuz yıldır uyguladığı ekonomik
ambargoyu kaldırarak önemli bir jestte bulunmuştur.[84]
Gebele üssünün stratejik değeri, bu üsse
Rusya dışında da bazı müşterilerin olduğu yönünde haberlerin dolaşmasına
sebep olmuştur. Doğrulanmamış bazı kaynaklara göre İsrail, Rus personelin
istasyondan çekilmesi durumunda kendi radar sistemlerini Gebele’ye yerleştirmek
istediğini bildirmiştir.[85] Yine Azerbaycan içerisindeki bazı kaynaklarca ABD’nin örtülü bir şekilde
üssü kiralamak istediği ifade edilmiştir.
Türkiye Boyutu
Gebele Radar İstasyonu’nun, içerisinde
Türkiye’nin de bulunduğu geniş bir coğrafyayı kontrol etme imkânına sahip
olması ve Türkiye hava sahasında hareket eden her türlü cismi tespit edebilme
yeteneklerinin bulunması,[86] bu tesisin Türkiye için önemini daha iyi ortaya koymaktadır.[87] Bu durum, Rusya Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Anatoli
Kornukov’un, “Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Ortak Hava Savunma Sistemi'nin
Türkiye hava sahası üzerinde tam kontrole sahip olduğunu” ifadesi ile daha iyi
anlaşılmaktadır.[88] Tabiatıyla,
Rusya’nın Türk hava sahası üzerindeki kontrolünde en büyük rolü Kafkasya
bölgesinde bulunan Gebele Radar İstasyonu oynamaktadır.[89]
Rusya’nın Türkiye’yi gözetleme faaliyetleri
yeni bir hadise değildir. Zira SSCB’nin radar sistemleri bu imparatorluk
dağılmadan önce de Türkiye’yi yoğun bir şekilde izlemiştir. Azerbaycan’ın
bağımsızlığını ilan etmesinden sonra da bu izleme faaliyetlerinde her hangi bir
kesinti olmamıştır. SSCB’nin doğal mirasçısı Rusya Federasyonu, dağılma sonrası
Azerbaycan’dan askerî birliklerini çekmesine rağmen, Gebele Radar
İstasyonu’ndan çıkmamış ve Rusya Federasyonu’nun Kafkasya’daki “koca kulağı” olan Gebele son 10 yıldır herhangi bir anlaşma metnine dayanmadan Rusya’nın
kullanımında kalmıştır.[90] Şimdi yapılan iş Rusya’nın bu kullanıma devam etmesinin bir anlaşma metnine
dayandırılmasıdır. Bu sebeple Gebele’nin Rusya’ya kiraya verilmesi aslında
Türkiye açısından çok fazla bir değişikliğe sebep olmamıştır. Buna karşılık
Azerbaycan bu fiili duruma hukuksal bir statü kazandırırken, Türkiye’nin
Azerbaycan’da kuracağı muhtemel askerî üsler için Rusya’yı bir nevi nötralize
etmiştir.
Rusya’nın Gebele’de uzun bir süre söz sahibi
olmasına Batı’dan ve Türkiye’den ciddî bir itirazın olmaması, bu konuda
Rusya’ya verilmiş “örtülü desteği” ve pazarlık unsurunu akla getirmektedir.
Azerbaycan’ın bu adımının Rusya Federasyonu’na verilmiş bir sus payı olduğu ve
yakın bir gelecekte NATO ve Türkiye’nin Azerbaycan’da askerî üsler alması
durumunda Rusya’nın olası itirazlarını önlemeye yönelik atılmış stratejik bir
adım olduğu da yapılan değerlendirmeler arasındadır.[91] Diğer yandan Rus basını, Aliyev’in Rusya ziyaretinin başladığı 25 Ocak 2002’de
Moskova’da büyükelçilik düzeyinde “Türk-Rus istişare toplantıları”nın
yapıldığını, yine aynı tarihlerde üst düzey Türk askerî heyetinin görüşmeler
yapmak üzere Gürcistan’a gittiği ifade edilmektedir.[92] Gebele’nin Moskova’ya verilmesi karşılığında, Türkiye’nin bir NATO ülkesi olarak,
Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan Güvenlik İş Birliği Anlaşması” imzalayacağı[93],
Rus askerî üslerinin bulunmadığı tek Güney Kafkasya ülkesi olan Azerbaycan’da, çoktandır
arzuladığı askerî üsleri kurabileceği belirtilmektedirler.[94]
31 Ocak-4
Şubat tarihleri arasında yapılan Dünya Ekonomik Forumu'na
katılmak üzere New York'a giden Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Azerbaycan
Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ile biraraya gelmiştir. Görüşmede, Aliyev'in,
Rusya'ya yaptığı son ziyaret ve Devlet Başkanı Vladimir Putin ile temasları
hakkında ve özellikle de Gebele
Anlaşması ile ilgili bilgi vermiştir.[95]
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Ömer
İzgi’nin 7 Şubat 2002’de Bakû’ye yaptığı resmî ziyaret sırasında da konu
gündeme gelmiştir. İzgi, bu konuda anlaşma imzalanmadan önce Türkiye’nin
durumdan haberdar edildiğini bildirmiştir.[96] İzgi, gazetecilerin Gebele Radar İstasyonu’nun Rusya’ya 10 yıllığına kiraya
verilmesine Türkiye’nin yaklaşımının sorulması üzerine şu açıklamayı yapmıştır:
“Türkiye devleti Ermenistan ile her hangi bir düzeyde ilişki kurduğu zaman bu
durumdan Azerbaycan’ı haberdar etmektedir. Gebele’nin de Rusya’ya kiraya
verilmesi konusunda Türkiye’nin bilgisi olduğunu düşünüyorum. Hükümetler arası
bu bilgilerden benim haberim olmayabilir. Ama Gebele Radar İstasyonu’nun
Rusya’ya kiraya verilmesini mutlaka Türkiye’nin zararına bir adım olarak
düşünmekteyim. Çünkü orada Rusya’nın olması bölgenin en güçlü askerî gücüne
sahip ülkesi olan Türkiye’nin dinlenmesi demektir. Bu bizim hoşumuza
gitmeyebilir ama hükümetlerimiz arasında bu konuda bir anlaşma olmadan bunun
gerçekleşmesinin mümkün olmadığını düşündüğüm için rahatsızlık duymamaktayım”
demiştir.[97] Nitekim
Azerbaycan Devlet Başkanı eski Sekreteri Eldar Namazov da RFE/RL’nin Azerbaycan
servisine yaptığı açıklamada anlaşma imzalanmadan önce Türk yetkililere bilgi
verildiğini söylemiştir. Buna cevaben konuşan Azerbaycan Parlâmentosu Başkanı
Murtuz Eleskerov ise “gelecekte bu üssün Türkiye tarafından da
kullanılabileceğini ifade ederek[98] Türkiye’nin Azerbaycan’da askerî üsler kurmasına sıcak baktıklarını
söylemiştir.[99]
Diğer yandan, anlaşma şartlarına göre
Gebele’den elde edilen bilgilerin Rusya tarafından (kısmen de olsa) Azerbaycan
ile paylaşılması şartı, Rusya’da çeşitli çevrelerde bu bilgilerin Bakû
tarafından Ankara’ya kullandırabileceği hususunu gündeme getirmiştir. Nitekim,
bu husus, Azerbaycan Parlâmento Başkanı Murtuz Aleskerov tarafından da gündeme
getirilerek “gerek görüldüğü takdirde bilgi teatisinde bulunulabilir” demiştir.
TBMM Başkanı Ömer İzgi, Bakû ziyareti sırasında Rusya ile imzalanan 10 yıllık
Ekonomik İş Birliği Anlaşması’nın benzer şekilde Türkiye ile de imzalanmasını
istediklerini belirtmiştir.[100] Zira Türkiye, 10 yıllık anlaşma bir yana, Azerbaycan ile Karma
Ekonomik Komisyon Anlaşmasını (KEK) bile tam olarak hayata geçirmekte güçlükler çekmektedir.[101]
Sonuç:
Rusya Hava Savunma
Sistemi için vazgeçilemez nitelikte olan Gebele Radar İstasyonu’nun
stratejik konumu Azerbaycan’a son derece önemli bir koz sağlamaktadır.
Azerbaycan bu kozu Karabağ ve Hazar sorununun çözümünde olduğu gibi NATO ve
Türkiye ile askerî iş birliği çalışmalarında Rusya’yı nötralize etmede
de kullanabilme yeteneklerine sahiptir. Ancak Bakû’nün elindeki bu tür stratejik kozlarını
ne derece kullanabildiği, tartışılması gereken bir konudur.
11 Eylül sonrası süreçte Azerbaycan’ın Rusya ile sağladığı yakınlaşma, Batı’ya açılma politikalarından sapma olarak değerlendirilse de,
aslında bu işbirliğinin Kafkasya’da
tansiyonu düşürebileceği ve Türkiye’nin de taraf olacağı bölgesel anlaşmalara
zemin hazırlayabileceği düşünülebilir. Rusya Federasyonu,
bir yandan Gebele üssünü 10 yıllığına kiralayarak Kafkasya’da önemli bir
stratejik avantaj sağlarken diğer yandan da Rus petrol şirketlerinin Hazar bölgesi enerji kaynaklarının
Batı pazarlarına taşınmasına olanak sağlayacak Bakü-Tiflis-Ceyhan hattına
iştirakine olumlu yaklaşarak güvenlik konuları dışında bölgesel
işbirliğine açık olduğunu göstermiştir.
ABD’nin çıkarlarını korumak için gerektiğinde askeri müdahale de dahil
her türlü askeri ve teknik işbirliğine girişebileceğinin Afganistan
operasyonları ve ardından Orta Asya’da yeni roller üslenmesi ile iyice
anlaşılması bu dünya jandarmasının enerji kaynakları ve boru hatları açısından
stratejik bir bölge olan Kafkasya’nın Rusya kaynaklı bir istikrarsızlığa
sürüklenmesine izin veremeyeceğinin de bir nevi işareti olmuştur. ABD bölgede
Gebele Radar İstasyonu’nun Rusya’ya kiralanmasına açık itiraz etmeyerek bu
ülkenin çıkar alanlarını tehdit etmediğini ve işbirliği kanallarını açık
tuttuğunu gösterirken, aynı zamanda Batı dünyası için hayati önemi olan
Gürcistan’ın da parçalanmasına izin vermeyeceğini bu ülkeye askeri personel ve
teknik ekipman gönderme kararı alarak göstermiştir.
Sonuç olarak ABD, Rusya’yı bölgedeki ekonomik ve güvenlik işbirliği
projelerine celbederek bu ülkenin desteğini sağlarken kendi çıkar alanları
konusunda gerektiğinde Rusya’yı kısıtlamaktan çekinmemektedir. ABD, Rusya’nın
bölgede enerji ve doğal gaz kaynaklarından pay sahibi olmasını istemekte,
Gebele gibi stratejik askeri tesislerin bu ülkenin kullanımında kalmasına ses
çıkarmamakta, Çeçenistan ve Abhazya’yı Rusya’nın kontrol alanı içerisinde yer
almasına göz yummaktadır. Ancak buna karşın Gürcistan’ın bağımsızlığının
elinden alınmasına ve Batı çıkışlı boru hatlarının yapım sürecinin tehlikeye
girmesine izin vermeyeceğini de Rusya’ya net bir şekilde göstermektedir.
Gelinen noktada ekonomik gücünü ve siyasi etki alanını büyük oranda yitiren
Rusya’nın Orta Asya’da olduğu gibi dünyanın en önemli yeni
jeopolitik çıkar alanlarından birisi olan Kafkasya’da da ABD’nin kendisine çizdiği
rollerin dışına çıkması (çok istediği halde) kısa ve orta vadede pek mümkün
gözükmemektedir. Ancak bölgede Rusya’nın da iştirakinin olmadığı hiçbir
güvenlik düzenlemesinin uzun süreli yaşama şansının olmadığı da
unutulmamalıdır. Azerbaycan’daki Gebele Radar İstasyonu’nun Rusya’nın
kullanımında kalmasına devam edilmesi Kafkasya’da Rusya-ABD anlaşmasının önemli
bir işareti olsa da bu işbirliğinin devam ettirilmesinde Gürcistan önemli
engeller çıkarmaya aday gözükmektedir.
[1] Gabalinskoy Radiolokosionnoy Stansii (RLS), Gebele RLS, Gabala Radar
Station.
[2] “Yujnıy Glaz Rossii”, BBC, 25 Ocak 2002.
[3] Aynı
zamanda istasyona yakın, atık maddelerin depolandığı 30 hektarlık bir alan daha
mevcuttur. İstasyon ek tesislerle beraber toplam 411 hektarlık bir alanı
kapsamaktadır. Bölgeye elektrik enerjisi hatlarının çekilmesi sırasında 400
hektarlık bir ormanlık alanın tahrip edildiği ifade edilmektedir.
[4] Gulnara
Ismailova, “Ideas of Separatism in tehe North of Azerbaijan Hatced in Moskow?”,
http://www.cacianalyst.org, 12 Eylül 2001.
[5] Anatoly Volk, “Gabalinskaya RLS: Torgi Mogut Prodoljitsya”,
http://www.gazetasng.ru, 17 Aralık 2001.
[6] Eski SSCB’nin en ileri radar istasyonu olan Gebele’nin yapımını
gerçekleştiren Baş mühendis Viktor İvantsov’a bu çalışmasından ötürü SSCB’nin
‘Sosyalist Emek Kahramanı’ ünvanı verilmiştir. Vladimir Morozov, “Vsevidyaşee
Oko Rossii”, Nezavisimoe Voennoe Obrozrenie, 15 Şubat 2002.
[7] Anatoly Volk, “Gabalinskaya RLS: Torgi Mogut Prodoljitsya”,
http://www.gazetasng.ru, 17 Aralık 2001.
[8] Aleksandr
Oviçinnikov, “V Polojenii Slepovo Boksera”, Nezavisimaya Gazeta, 18
Şubat 2002.
[9] Vladimir Egorov, “Sammit Putin-Aliev Dal Rekordnıy Urojay Coglaşeniy”,
http://www.strana.ru, 27 Ocak 2002. İstasyonun kapatılma masrafları olan
yaklaşık 5 milyon Dolar ABD tarafından karşılanmıştır.
[11] Usniya Babayeva, “Rossiyskie i Azerbaydjansie Ekspertı Obsudayut Sudbu
Gabalinskoy RLS”, Nemetskaya Volna, 20 Temmuz 2001.
[12] Sergey Sokut, “Blije k Vaşintonu, Dalşe ot Pekine?”,
http://www.ng.ru/world/2000-06-07/1_near_far.html, 7 Haziran 2000.
[13] 1964’de Küba’nın Başkenti Havana’dan 20 km. uzaklıkta kurduğu Lourdes
üssü ile yaklaşık 160 km. mesafede olan ABD’nin askeri hareketleri
denetlenmekteydi. Üssün kapatma kararının ardından, burada istihdam edilen yaklaşık 1.500 askeri teknik eleman ve
elektronik ekipmanın Rusya’ya taşınması kararlaştırılmıştır.
[14] “Russian Spy Base in Cuba Closed”, Reuters, 26 Ocak 2002.
[16] “Russia to Dismantle in Cuba”, The Associated Press, 17 Ekim
2001
[18] Sinan Oğan, “Rusya’nın İkinci Afganistan Çıkmazı”, Stratejik Analiz,
Cilt 2 (19) Kasım 2001, s. 54; Sergey Gorbaçev, “Perspektivı Possiyskogo
Vliyaniya v Sredey Azii”, ”, http://www.e-journal.ru/bzarub-st3-18.html,
3 Ekim 2001.
[19] Rusya Federasyonu Küba ve Vietnam’daki üslerden çekilme kararı alırken
aynı adımın ABD tarafından da atılmasını beklemiş ve Norveç’in Rusya
sınırındaki Globus-2 radar sisteminin kapatılmasını istemiştir. Ancak ABD
mevcut üsleri kapatmak bir yana Orta Asya’da yeni üsler (Manas, Kulyab,
Hanabad, Karşi, Çirçik v.d.) bile almıştır.
[20] Rusya’da bazı analistler Gebele’nin Rusya’dan alınması durumunda
Rusya’nın rakibiyle kavga etmeye çalışan kör bir boksöre benzeyeceği yorumunda
bulunmuşlardır.
[21] Vladimir Isachenkov, “Russia and Azerbaijan Plan Deal”, The
Washington Post, 27 Ocak 2002.
[22] İgor Korotçenko, “O Raketnom Napadaenie Na Rossiyo Pervımi Uznayut v
Azerbaycane”, http://www.postfactum.ru, 9 Ocak 2001.
[23] Gebele Radar İstasyonu’nun teknik özellikleri sebebiyle dünyada bir
eşinin bulunmadığı ifade edilmektedir. Zira Gebele İstasyonu’nun ayın belirli
bir kısmına da nezaret edebilme özelliği bulunmaktadır. İstasyon 350 megavat
güçle plânlanmış olmasına rağmen yapılması düşünülen ek inşaatların
tamamlanamaması sebebiyle tam kapasitede çalıştırılamamış ve en fazla 300
megavatlık bir güçle çalıştırılabilmiştir. Halihazırda 50 megavatlık bir güçle
çalıştırılmaktadır. İstasyon 1984’te 300 megavatlık bir güçle çalıştırılmaya
başlandığında 1 hektarlık bir alan tamamen yanmıştır. Etibar Muradhanlı,
“Rusiya Prezidentinin Közü Azerbaycanda..”, Üç Nögte, 10 Mart 2001.
[24] N. Medjidova, “Gabalinskaya RLS: Podrobnosti”, Zekola, 1
Ağustos 1998.
[25] Ağa Nur, “Ölüm Generatoru Gebele RLS”, Yeni Musavat, 28 Ocak
2002.
[26] İgor Korotçenko, “Opredelen Status Gabalinskoy RLS”, Nezavisimaya
Gazeta, 8 Şubat 2002.
[27] “Aliyev’den Rusya’ya Gebele Jesti”, http://www.ntvmsnbc 24 Ocak 2002
[28] Fikret Ertan, “Gebelenin Önemi”, Zaman, 30 Ocak 2002.
[29] ABD’nin Afganistan’a operasyon başlatmasının ardından Rusya
Federasyonu Savunma Bakanlığı Uzay Birlikleri Komutanı General Anatoli
Perminov, olası terör saldırıları karşısında Azerbaycan’daki “Gebele” ve
Tacikistan’daki “Nurek” istasyonlarının koruma tedbirlerini güçlendirdiklerini
bildirmiştir. 525. Gazet, 4 Ekim 2001.
[30] Bu
konuda ayrıntılı bilgi için bkz: Sinan Oğan, “Hazar’da Tehlikeli Oyunlar: Statü Sorunu, Paylaşılamayan
Kaynaklar ve Silahlanma Yarışı”, Avrasya Dosyası, Türkmenistan Özel
Sayısı, Yaz 2001; “Caspian Oil Hopes Down But not Out”, Agence France
Presse, 31 Temmuz 2001; Marat Gurt, “Caspian War of Words Heats Up” Reuters,
31 Temmuz 2001; Gafar Bagirov, “Novoe Protivostayanie Na Kaspii”, http://www.transcaspian.ru,
30 Temmuz
2001; “Russia Urges Calm in Caspian Dispute”,
“Caspian Incident” Our Century, (Weekly Newspaper) 25-31
Haziran 2001.
[31] Mamed Bagirov, “Upravlayemıy Azerbaydjan”, Eho, 3 Temmuz 2001.
[32] Aleksander Plotnikov, “Russia and Azerbaijan Have Their Own Missile
Defense”, Novye İzvestia, 11 Eylül 2001.
[33] Anlaşmanın imzalanabilir hale getirilmesi için çeşitli seviyelerde
müteakip defalar görüşmeler yapılmıştır.
[34] Avrupa Konvansiyonel Kuvvetleri’nin (CFE) güney kanadı
kotası, Ermenistan ve Gürcistan’da konuşlanan Güney Kafkasya’daki Rus
Kuvvetleri’ni (GRVZ) de kapsamaktadır. Ancak, Azerbaycan-Gebele’de
bulunan Rusya Federasyonu’nun uzun menzilli erken uyarı sistemine göre
safhalandırılmış Gebele Askeri Radar İstasyonu, (Kıtalararası Balistik
Füze/Denizaltından Fırlatılan Balistik Füze Rampa Araması) CFE kotası içinde
yer almamaktadır. Ayrıntılı bilgi için bkz: Hasan Kanbolat, Rusya Federasyonu’nun
Güney Kafkasya’daki Askeri Varlığı ve Gürcistan Boyutu, Stratejik Analiz,
Cilt 1 (3), Temmuz 2000.
[35] “Odna iz Çentralnıx Tem Peregavorov v Azerbaydjane-Vapros o Statuse
RLS v Gabale”, ORT, 9 Ocak 2001. Bu deklârasyonla o zamana kadar
istasyonun kullandığı elektrik enerjisinin ve diğer iletişim giderlerini
Rusya’dan talep edilmiştir. Yapılan görüşmeler neticesinde, Ocak 1992 ile
Temmuz 1997 tarihleri arasında kullanılan elektrik, su v.b. giderler için
Rusya’nın Azerbaycan’a 100 Milyon Ruble ödemesi kararlaştırılmıştır. Igor
Flore, “Blind Boxer will be Helpless”, National Press Institute Nuclear
Security Safety, Mayıs 1999.
[36] Nailia
Sohbetqızı, “Pragmatism Guides Russian-Azerbaijani Deal Making”
http://www.eurasianet.org, 11 Ocak 2002; Judit Ingram, “Russia, Azerbaijan to
Strike Deal on Soviet-Built Radar Station by End of 2001, Agence France-Presse,
9 Temmuz 2001.
[37] Nota MİD Azerbaydjana, No: 13/1219, 18 Aralık 2000.
[38] Bizim Esr, Bakü, 13.01.2001; Putin, Defense Minister to Discuss
Russian Radar Status in Azerbaijan, Military News Agency, Moskova, 10
Ocak 2001.
[39] Gebele gibi teknolojik kapasitesi geniş bir tesisi Azerbaycan’ın tek
başına işletebilmesi onun teknik ve maddi imkânlarının çok ötesindedir. Seyyad
Ağababalı, “Gebele RLS-in Rusiyaya İcareye Verilmesi Türkiyenin Diplomatik
Dairelerinde Narazılıgla Garşılanması Barede Heberler Esassız Görünür”, 525.
Gazete, 8 Şubat 2002.
[40] Volter
Kraskovski, “Strategiçeskiy Şit Rıjavaeet” Nezavisimoe Voennoe Obrozrenie,
17 Kasım 2000.
[41] Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, yeni yüzyılın ilk dış
ziyaretini 9-11 Ocak 2001 tarihleri arasında Azerbaycan’a gerçekleştirmiştir.
Haydar Aliyev de aynı şekilde 2002 yılının ilk ziyaretini Rusya Federasyonu’na
gerçekleştirmiş ve bu durum ziyarete sembolik bir mana vermiştir.
[42] Aydın
Mehdiyev, “Geydar Aliyev: Moşnıy İmpuls Razvitiyu Dvuhstoronnıh Svyazey Bıl Dan
Posle İzbraniya Vladimira Putina Prezidentom Rossii”
http://www.strana.ru/stories/02/01/14/2338/106319.html, 26 Ocak 2002.
[43] Gebele Radar İstasyonu’nun
kira bedeli veya diğer maddi özelliklerinden çok bu objenin stratejik özelliği
daha önemlidir. Bu askeri obje Rusya Federasyonu’nun Azerbaycan’daki yegâne
varlığı durumundadır.
[44] 1997’de Aliyev’in Moskova ziyareti sırasında iki ülke arasındaki bütün
borçlar hesaplanarak karşılıklı olarak tasfiye edildiğinden eski borç miktarı 4
Temmuz 1997’den, 31 Aralık 2001 tarihine kadarki süre hesaplanmıştır.
[45] “Rossiya Budet v Tecenie 10 Let Azerbayjanu 7 Mln Dollarov Ekegodno Za
Arendu Gabalinskoy RLS”, RİA Novosti, 25 Ocak 2002; “Rusiya Gebele RLS-e
Göre İlde 7 Milyon Dollar Ödeyecek”, Yeni Musavat, 27 Ocak 2002; “Moskva
Arenduet Gabalinskuyu RLS Srokom na 10 Let”, Kommersant, 17 Ocak 2002.
[46] Rusya’dan alınacak kira bedelinin belirli bir kısmının da olsa bölge
için kullanılmasının gereği açıktır.
[47] Svetlana
Nesterova, “Aliyev Privez Putinu Lokator”,
http://www.gazeta.ru/2002/01/24/alievprivezp.shtml, 24 Ocak 2002; Aleksanr
Orlov, “Rossiya Budit Arendovat RLS v Azerbaydjana 10 Let”,
http://www.strana.ru, 17 Ocak 2002.
[48] C. Nesibov, “Rossiya Smojet Sıgrat Reşayuşu Rol”, Zerkalo, 25
Ocak 2002.
[49] “Tarihin 17-ci Anı”, Yeni Azerbaycan, 29 Ocak 2002.
[50] “Ekspertı Rossii Otçenyat Yşerb Prirode, Nanesennıy Gabalinskoy RLS”, İzvestiya,
17 Temmuz 2001.
[51] Rasim Musabekov, “Rossiya-Azerbaydjan: slova i Dela”, http://www.ca_c.org/journal/cac09_2000/06.Musabekov.shtml,
[52] Aydın Mehdiyev, “Moskva i Baku, Zabıv Proşlıe Obidı, Reşili Tesno
sotrudniçat Dla Reşeniye Nabolevişih Problem”, www.strana.ru, 29 Ocak 2002.
[53] İvan Ayvazovski, “S Çustvom Glubakogo Udovletroveniya”, Nezavisimaya
Gazeta, 28 Ocak 2002.
[54] Taraflar Rusya’ya ait olacak teknik ekipmanın listesini çıkarmak için
bir komisyon kurulmasını kararlaştırmışlardır.
[55] 16 Aralık 1991’de Azerbaycan Devlet Başkanı’nın imzaladığı bir
kararname ile ülkede mevcut bulunan bütün askeri tesisler ve binalar Azerbaycan
Cumhuriyeti’nin malı sayılmıştır. Azerbaycan Parlâmentosu Devlet Başkanı’nın bu
kararını 8 Nisan 1992’de onaylamıştır.
[56] “Gebele RLS-de 500 Azerbaycanlı İşleyecek”, Bizim Esr, 20 Ocak
2002.
[57] İgor Korotçenko, “Opredelen Status Gabalinskoy RLS”, Nezavisimaya
Gazeta, 8 Şubat 2002.
[58] “Azerbaycan-Rusya
Stratejik Ortaklığı” http://www.trt.net.tr, 26 Ocak 2002; Aliyev iktidara
geldiği 1993 yılından itibaren Rusya’ya ilk resmi ziyaretini 2 Temmuz 1997’de
gerçekleştirmiştir. Ancak dönemin Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Boris
Yeltsin’in Aliyev’i sevmediği bilinen bir durumdu. Yeltsin yönetimindeki
Rusya’nın Azerbaycan ile ilişkileri “Soğuk Savaş” dönemini andırmaktaydı. O
dönemde Rus dış politikasının oluşumunda Rusya Federasyonu Savunma Bakanlığı
oldukça etkili bir pozisyondaydı. Bu durum Güney Kafkasya’da Rusya’nın
Ermenistan yanlısı bir tutum sergilemesine sebep olmaktaydı. Daha çok
Yeltsin’nin kişisel (duygusal) tavırlarından kaynaklanan bu politikalar,
Putin’in pragmatik yaklaşımı ile değişmiş ve dış politikada
asker-enerji-kültürel gerekçeler ön plâna çıkmaya başlamıştır. Bu ise
Azerbaycan’ın, Rusya’nın Güney Kafkasya politikasında yeniden ön plâna
çıkmasına sebep olmuştur. Bu ziyaretle ilgili geniş bilgi için bkz. Hidayet
Orucov, Eldar Namazov, Azerbaycan-Rusiya: Dostlug ve Emekdaşlıg
Münasebetlerinin İnkişafında Yeni Merhale, Bakü, Şerg-Gerb, 1997; Boris
Yeltsin, "İspoved" (Günah Çıkarma) isimli kitabında Aliyev’den
bahsederken "Politbüro'nun bu yüzkarasının yanında oturmak utanç
vericiydi" ifadesini kullanmış ve o dönemde Aliyev’e ve dolayısıyla
Azerbaycan’a olan bakışını ortaya koymuştur. Ancak Aliyev, Rusya’yla olan
ilişkilerin hiçbir zaman bu tür duygusal yaklaşımlardan etkilenmesine izin
vermemiştir. Andrey Korbut, “İntegrasya c Elementami Dezintegrasiyi. Na
Postsovetskom Prostranstve Formiruyutsya Dva Voenno-Politiçeskih Bloka”, Nezavisimaya
Voenno Obzorenie, 4 Haziran 1999; “Geydar Alieva v Moskve Vstretil
Kasyanov”, AZG Armenian Daily, 25 Ocak 2002.
[59] Vladimir Isachenkov “Pact Clears Way to Divide Caspian”, The
Associated Press, 28 Ocak 2002; http://business-times.asia1.com.sg, 26 Ocak
2002; İktidarda olan Yeni Azerbaycan Partisi’nin yayın organı Yeni
Azerbaycan Gazetesi, Aliyev’in Moskova ziyareti ile ilgili yapmış olduğu
bir değerlendirmede, Aliyev’in son iki yıl içerisinde Putin ile çeşitli
vesilelerle 16 defa görüştüğünü ve anlaşmanın imzalandığı bu son görüşmenin ise
sayı itibariyle 17. olduğunu belirtilmiştir. Ayrıca, gazetede, dokuz yıllık
iktidarı zamanında Aliyev’in çeşitli ülkelere yaptığı birçok resmi ziyaretten
farklı olarak sadece iki “devlet ziyareti” düzenlediği, bunlardan ilkini 1997’de ABD’ye yaptığı ve şimdi
ikinci devlet ziyaretini Rusya Federasyonu’na gerçekleştirdiği belirtilmiştir. Yeni
Azerbaycan Gazetesi’nin belirttiğine göre sadece ABD ve Rusya’ya yapılan
devlet ziyaretinin resmi ziyaretlerden farkı ilişkilerin son dönemlerin moda
tabiri ile stratejik işbirliği düzeyine yükseltilmesidir. Burada dikkati
çeken husus “Bir Millet İki Devlet” söylemlerinin sıkça vurgulandığı Aliyev’in
(bir kısmı tedavi amaçlı olsa da) Türkiye ziyaretlerinin hiçbirisinin Aliyev’in
gazetesi tarafından stratejik ortaklığın bir göstergesi olarak vurgulanan
“devlet ziyareti” olarak algılanmamasıdır. “Tarihin 17-ci Anı”, Yeni
Azerbaycan, 29 Ocak 2002; İvan Ayvazovskiy, “C Çustvom Glubakogo
Udovletvoreniya”, Nezavisimaya Gazeta, 28 Ocak 2002.
[60] Elhan Hesenli, “Gebele RLS Bağlanmalıdır”, Yeni Musavat, 24
Ocak 2002; Gebele’nin yerel sakinlerinden birisi olan 31 yaşındaki Gamzam
İsmailov “Gebele’de yaşamanın Çernobil’de yaşamakla bir farkı olmadığını”
bildirmiştir. “Russian Radar Station in Azerbaijan Blighting lives of Local
People”, Agence France-Presse, 23 Ocak 2002.
|